Z.

Tahammülümüzün Kilit Noktası
Kendimizin ki hariç her acı,bize meşru ya da gülünçlük derecesinde anlaşılır görünür;böyle olmasa,duygularımızın değişkenliği içinde tek sabit şey matem olurdu.Fakat yalnızca kendimizin matemini tutarız.Eğer etrafımızda sürünen sonsuz sayıdaki can çekişmeyi,birer gizli ölüm olan bütün hayatları sevip anlayabilseydik,acı çeken varlık sayısında kalp gerekirdi bize. Ve geçmiş üzüntülerimizin tamamı mevcudunda bulunduran,mucizevi bir şekilde güncel bir hafızamız olsaydı,böyle bir yükün altına çözerdik. Hayat ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflıklarıyla mümkündür.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayatla dolup taştığı için,Şeytan’ın hiçbir sunağı yoktur:insan kendini Şeytan’da çok fazla bulduğu için O’na tapmaz;ondan bilerek nefret eder;kendinden yüz çevirir ve Tanrı’nın yoksul vasıflarını ayakta tutar.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Bir ilahı yıkmak zahmetsiz bir iş değildir: Onu yükseltmek ve ona tapmak için gereken zaman kadar zaman lazımdır bu iş için. Zira onun maddi simgesini yok etmek kafi gelmez. Basit bir şeydir bu; ilahın ruhtaki kökleri yok edilmelidir.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Sıkıntı bize, zamanın aşımı değil de yıkımı olan bir ebediyeti ifşa eder; batıl inanç noksanlığından çürümüş ruhların sonsuzudur o: Kendi düşüşlerinin peşinde olan şeylerin kendi etraflarında dönmelerine hiçbir şeyin engel olmadığı düz bir mutlak. Hayat sayıklama içinde yaratılır ve sıkıntı içinde dağılır.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Onca yolun ve kıyının üzerinde,gözlerimiz kendi içlerinde boğulmayı reddettikleri zaman,kuruluklarıyla,hayran oldukları nesneyi koruyorlardır.Gözyaşlarımız tabiatı heba ederler. Zira ancak en yüksek arzularımızı serbest maceralarına bırakmayı reddederek oluruz: Hayranlığımızın ya da hüznümüzün çemberine giren şeyler,sadece onları sulu vedalarımızla kurban edemediğimiz ve kutsamadığımız için orada kalırlar. …Böylelikle,her geceden sonra,kendimizi yeni bir günün karşısında bulduğumuzda, o günü doldurma gerekliliğinin gerçekleştirilemez oluşu içimizi ürküntüyle doldurur; ve ışık içinde nerede olduğumuzu şaşırmış bir halde ,sanki dünya az önce sarsılmış ve kendi Yıldızı’nı icat etmiş gibi, bir teki bile zamanın dışına çıkarmaya yetecek olan gözyaşlarından kaçarız.
Sayfa 20 - Ölümün üzerine çeşitlemeler·Kitabı okuyor