Yapmak zorunda olduğunuz şeye inanmalısınız, şüphe ile gölgelenmemiş bir zihinle inanmalısınız ve sonra onu anlayıncaya kadar üzerinde düşünmelisiniz. İşte o zaman arınmaya ve iç dünyanızı yaratmaya başlarsınız. Daha çok anlayış ve farkındalık ve ilerleme kaydettikçe; kendi kendini yöneten ruhun büyülü potansiyeli ile açığa çıkan dış faktörlerdeki güçsüzlükleri de keşfedersiniz.
Bir insan kaderin zalimliği veya şartların zorluğu yüzünden düşkünler evine girmez, kirli düşüncelerin ve temelsiz arzuların yolunu izlediği için girer.
Mutlu olmanın formülleri serilmiş masalara. Vitrinlerden satın almaya çalıştığımız hazlar peşindeyiz. Sosyal medyanın gücü kadar psikolojik derinliğimiz. Başkalarının sevgisine duyduğumuz muhtaçlıkla hırçınlaşıyor, sağırlaşıyor, yalnızlaşıyoruz. Yani biz de giderek karmaşıklaşıyor, çaresizleşiyoruz. Oysa mutluluk süssüz, gösterişsiz, kolay olandır. Olması için büyük büyük çabalara gerek yoktur.