İlias'ın bilmediği daha önemli olan bilgi ise omurganın en üstte yer alan ilk kemiğiydi. Bilim insanları bu kemiğe de atlas adını vermişlerdi çünkü bu kemik, kafatasının altındaki ilk kemik olup insanın başını taşıyormuş gibi gözüküyordu. Tıpkı sırtında, boynunun arka kısmına yerleştirdiği dünyayı taşıyan Yunan mitolojisindeki Atlas gibi. Hikâyeye göre, bir Titan olan Atlas, Titanların Olymposlu tanrılara karşı açtığı büyük savaşta bizzat savaşmıştı. Fakat savaşı kaybettiklerinden Zeus tarafından sonsuza kadar cszalandırılmıştı.
Dünyanın en batı ucunda durup gök kubbeyi omuzları üstünde taşıyacak ve bir an bile sırtından asla indirmeyecekti.
İlias'ın bir tren vagonu içerisinde omurganın son kısmı olan Coccyx'e yolculuk yaptığı sırada, omurganın ilk kemiği olan Atlas, Alef'in az önce kestiği başını elleri arasında tutuyordu. Bu kafayı Neon'a kadar taşımak zorundaydı çünkü tanrılar tarafından verilen emir bu şekildeydi.