Gençlik yıllarımda da yalnızdım. Büyüdükçe yalnızlığım da büyüyordu. Ama bunu seviyordum. Kendi başıma kalıp dü şünmek çok zevkliydi. Yaşım arttıkça, çeşitli kitap, film ve tiyatro taslakları üzerine yoğunlaşıyordum.
Başbakan Einar Gerhardsen konuşmasında birçok insanın haklı olarak, televizyonun hem ailelerin hem de çocukların hayatlarını olumsuz yönde etkileyebileceğinden korktuklarını söylüyordu. "Televizyon seyretmek, çocukları ders çalışmaktan alıkoyacak, dışarıda güneş ve temiz havadan mahrum bırakacak diye endişe ediliyor." dedi.
Sosyalbilimcilerin "homojen kültür" olarak tanımladıkları şeyin içinde yaşıyorduk. Herkes aynı şeyleri okuyor, aynı şeyleri dinliyor, aynı şeyleri izliyor, aynı şeyleri takip ediyordu.