Hasan BATMAZ

Gençlik yıllarımda da yalnızdım. Büyüdükçe yalnızlığım da büyüyordu. Ama bunu seviyordum. Kendi başıma kalıp dü şünmek çok zevkliydi. Yaşım arttıkça, çeşitli kitap, film ve tiyatro taslakları üzerine yoğunlaşıyordum.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Türkiye'deki programları görse mezarında ters dönerdi
Gerhardsen, televizyonun bir öğrenme ve genel eğitim aracı olarak bütün ülkeye bilginin yayılmasında bir kanal olarak kullanılmasını umuyordu.
Başbakan Einar Gerhardsen konuşmasında birçok insanın haklı olarak, televizyonun hem ailelerin hem de çocukların hayatlarını olumsuz yönde etkileyebileceğinden korktuklarını söylüyordu. "Televizyon seyretmek, çocukları ders çalışmaktan alıkoyacak, dışarıda güneş ve temiz havadan mahrum bırakacak diye endişe ediliyor." dedi.
Homojen kültürün bizi nasıl bir kalıba soktuğunu idrak etmek
Sosyalbilimcilerin "homojen kültür" olarak tanımladıkları şeyin içinde yaşıyorduk. Herkes aynı şeyleri okuyor, aynı şeyleri dinliyor, aynı şeyleri izliyor, aynı şeyleri takip ediyordu.