Hüsna Encu

Hüsna Encu
@HSNE
Switzerland
13 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Hiç kimseye anlatmadım, ama bazen bir sessizliğin içinde birine dönüp bakar gibi oluyorum. Ne konuşmalar geçti aramızda, ne büyük anılar ama bir iz kaldı, kendi halinde. İnsan bazen anlamıyor; bazı tanışmaların neden bu kadar uzun sürdüğünü, ya da neden biri gittiğinde içinin hâlâ ‘orada’ kaldığını. Belki de bazı karşılaşmaların tek amacı, birini gerçekten tanımaya yetecek kadar kısa ama unutmamaya yetecek kadar derin olmaktır, kim bilir..
Neden yalan söylenir ki?
Bazen insan en çok güvendiği yerden yara alıyor. Yalan öyle sinsice giriyor ki araya, gerçeğin tadını bile unutturuyor. Neden yalan söylenir ki? Korkudan mı, çıkar için mi, yoksa sadece alışkanlıktan mı? Oysa bir kelimeyle yıkılacak güveni kurmak yıllar alıyor. Söylenen her cümlenin ardında “acaba?” demek ne kadar yorucu, bir bilseler… İnsan, sevdiği kişiden dürüstlük bekler; çünkü dürüstlük, sevginin en sessiz ama en güçlü dilidir. Artık biri konuştuğunda gözlerine değil, kelimelerinin ağırlığına bakıyorum. Gerçek mi söylüyor, yoksa yine güzel bir masal mı anlatıyor diye tartıyorum içimden. Yalan, sadece güveni öldürmüyor; insanın içindeki huzuru da söküp alıyor. En acısı da şu: Bir kez yalanın gölgesi düştü mü araya, artık hiçbir söz tam aydınlık olmuyor. Keşke insanlar, bir cümlelik dürüstlüğün, bin cümlelik yalandan daha kıymetli olduğunu anlayabilse.
Nilgün Marmara’nın da dediği gibi; Beklentim yokmuş gibi davranıp, İçime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum.
Okuduğum her kitapta, başka bir dünyanın kapısı aralanıyor. Bir cümlenin içinde kayboluyor, bir karakterin kalbinde kendimi buluyorum. Kelimeler bazen fısıldıyor, bazen haykırıyor; ama her seferinde ruhuma dokunuyor. Her hikâye, kendi sesini bırakıyor içimde. Bazıları bir şarkı gibi uzun süre çalıyor kulaklarımda, bazılarıysa bir yıldız gibi kısa ama parlak bir iz bırakıyor. Sayfayı kapattığımda sessizlik çöküyor ama o sessizlik, binlerce duygunun yankısıyla dolu. Her kitap, beni biraz daha ben yapıyor. Ve belki de bu yüzden, okumak sadece bir eylem değil, bir tür yeniden doğuş aslında
Oysa insan, değerini abartmak yerine haddini bilse, hem tevazuya yaklaşır hem de daha gerçekçi bir bakış açısı kazanır.