Bener

Zira dolup da taşmaya dost bulamamışlar için, er ya da geç muhakkak kusmak lazım geliyordu. İçten içe çürüyüp de hepten yok olmamak için...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın kendi kendine bile fısıldayamadıklarını öyle birdenbire yüksek sesle söyleyebilmesi kolay mıdır?... söylenmemiş sözcükler tıpkı tutulmamış yaslar gibi acıtırdı. Hayata devam edebilmek için bazen uzun uzun konuşmak, feryat figan ağlamak ve geçmişin katranından arınmaya çalışmak lazımdı.
Sevmemisti bu kadını. Ama sevilmeyecek biri haline gelene kadar epey badire atlattığına da emindi. İnsan kimi sevmezdi? Sevilmeyi hak etmeyecek kadar kötüleri mi,yoksa kendisini sevmeyeneleri mi? Hem birini iyi ya da kötü yapan neydi? Fıtratı mı?Kaderi mi?Yoksa ona bakıp nasıl bir insan olduğuna karar verenler mi?Mutluluk öyle bir şeydi ki herkese yakışıyor, gülümserken pek az kişi kötü olabiliyordu.
Sakın korkularını çağırma kızım. Hem zaten korku, başına gelebilecek pek çok şeyden daha korkunçtur
Kimse seçmiyordu ki hayatını. Ne bedenini seçiyordu insan; ne o bedenin içine dolacak ruhun meşrebini; ne de nerede kimin yanında dünyaya geleceğini