O, gönüllü teslim olanlar taifesinden , annesinin bir dediğini iki etmeyen, o bir isterse iki veren hayırlı evlatlar zümresindendi. O kadar yetindi ki kendine verilenlerle Mücella, kendisinden istenmeyenleri bile kendiliğinden çıkarıp verdi.
Sırı dökülmüş bir aynanın içinde ancak yarısına kadar kullanılmış ama atılmaya da kıyılamamış bir eski zaman kokusu gibi yarım kalmıştı Mücella teyzenin hikayesi. Annemden büyüktü ve ismi dilimden hep "teyze" hitabıyla çıkmıştı doğal olarak. Oysa ölüm yaşları eşitlediğinden, daha doğrusu insanı yaşsız kıldığından ya da onu size anlatacak olan ben onun öldüğü yaşı çoktan geçtiğimden, içimden bundan böyle ona sadece Mücella demek geliyor.