“Üzerinde yaşadığımız topraklar, Çatışmanın değil ahen-gin, bölmenin değil birleştirmenin, nefretin değil sevginin, kibrin değil tevazuun köklü geleneğine sahiptir. Bu topraklarda kendini sevmek; aynı coğrafyayı paylaştığımız farklı din ve kökenlerden insanları da sevmek, ortak hikâyelerle ağlayıp gülmek, 'öteki'yle tamamlanmak demektir”
Hayat değişir.
Aşkı kaybederiz.
Arkadaşlarımızı kaybederiz.
Hiç kaybetmeyeceğimizi sandığımız parçalarımızı kaybederiz.Sonra, biz farkına bile varmadan bu parçalar geri gelir.
Yeni bir aşk başlar.
Daha iyi arkadaşlar ediniriz.
Ve aynaya daha güçlü, daha bilge bir versiyonumuz bakar.
Bir şeyler ne kadar kötüye giderse gitsin iyi günler de gelecektir.
Güzel günler yaşayacağınızı ummak ve hayatta karşınıza çıkan gülümsemeleri, neşeleri kabul etmek hayatta ihtiyacınız olan şeydir.
Ikigainizi kesfedince onu her gün takip etmek ve beslemek hayatiniza anlam katacaktir. Hayatinizin bir amaci oldugu anda yaptiginiz her seyde mutlu bir akis yakalayacaksiniz, bir hattatin kanvasinda ya da bir sefin yarim yüzyil sonra bile müsterilerine sevgiyle hazirladigi susisinde oldugu gibi.