Ne garip değil mi? Ömrün tek bir çizgi üstünde sağa sola sapmadan öylece dosdoğru gidecek sanırken sen, koca hayat en olmadık anda karşına dikenli bir gonca gül çıkarıyor; ya çizgiyi bozmayacak ama etini çizdireceksin ya da kendine bir yamuk çizip oradan gideceksin.
Eğer bu dünya gerçekten düşünen insanlarla dolu olsaydı, her türden gürültü bu denli evrensel biçimde tahammül görmezdi-onun haddizatında en korkunç ve en amaçsız biçiminde görüldügü gibi.
Edebiyat araştırmaları bir bilgi dalı haline gelirken, bizzat bu bilgiyi geliştirme gücü de azalır, artan tek şey vardır, o da böyle bir bilgiye sahip olmaktan doğan gururdur. Bu tür kimseler ona gerçekten sahip olanlardan daha fazla bilgi sahibi olduklarına inanırlar. Gerçek bilgi, sahibini hiçbir zaman kibirlendirmez.