Canan Tan'ın neredeyse bütün kitaplarını soluksuz okudum . Bu kitabınında diğer kitapları gibi olabileceğini düşünmüştüm ama yanılmışım . Kitap güzel ama farklı farklı hikayeler yerine tek bir hikâyenin üzerine devam etseydi daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Yine de Canan Tan farkı diyerek bende ki yeri farklı.
Üç Kız Kardeşin gülümseten hikayesi . Kitabı okurken yüzünüzden sıcacık gülümseme eksik olmuyor ve sanki kitaptaki karakterlerden biriymişsiniz gibi hissediyorsunuz.
Üç Kız Kardeşİclal Aydın · Artemis Yayınları · 202011bin okunma
Duygu batu severek takip ettiğim yazarlardan birisidir. Bu kitapta da Babasının annesini öldürmesiyle yarım kalan yaşamını anlatıyor. Anne - babasının bitmeyen kavgaları ve tanık olduğu şiddet , onu küçük yaştan itibaren kendini sorgulamaya itmişti. Üniversite sınavına iki gün kala annesinin biçaklanmasıyla yaşam savaşı başlıyor. Gözü yaşlı girdiği sınavdan özel bir üniversite de tam burslu odyometri bölümünü kazanıyor hem okuyup hem de çalışıp hayatını devam ettiriyor. Eşi Anıl ve dostlarıyla birlikte hayatına devam ediyor.
"Eğer anneniz hayattaysa değerini bilin ve onun tek bir gözyaşı için dünyayı karşınıza alacak kadar güçlü olun "
Hoşça Kal AnneDuygu Batu · Mona Yayınevi · 2017150 okunma
Anladım ki ; Allah insanların birbirinden ayrı ayrı değil, tek vücut halinde yaşamlarını istediğinden, her birine kendi ihtiyaçlarını değil; hepsi için gerekli olan şeyleri ilham ediyor.
Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de , gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse , Allah'a yaklaşır; Allah da ona yaklaşır . Çünkü O sevgiyi yaratandır!
Zana ve Nadia Yemenli iki kız kardeş.Tatile diye gönderildikleri Yemen'in bir köyünde küçük yaşta evli oldukları gerçeği ile karşılaşmışlardı. Babaları iki kız kardeşi para ile satmıştı ve annelerinin bundan haberi yoktu. Zana annesine uzun bir süre ulaşmaya çalıştı ama ne yazık ki Abdul Khada ve babası tarafından engellendi Zana pes etmeyip en sonunda annesine bir şekilde ulaşabildi. Annesi olanları öğrendikten sonra iki kızının kurtulması için mücadele etmeye başladı.
Yaşam koşulları, erkek egemenliği, kadınların sözünün geçersizliği ve buna benzer şartlar ve tehditler ile geçen 8 yıldan sonra Zana Yemen'deki esaretinden özgürlüğe kavuşuyor ama ne yazık ki kız kardeşi Nadia ve oğlu Marcus'u Yemen de bırakmak zorunda kalıyor. Umarım Zana bir gün hem kız kardeşine hem de oğluna kavuşur.