Üçüncü Dünya insanını kapitalizme köle etmenin ilk yolu, onlara önem atfetmek olduğu için kapitalizmin Kişisel Gelişim misyonerlerine büyük işler düşüyor. İnsan, kendini önemli hissettiğinde tüketir konfor ister ya da önemsiz hissettiğinde de tüketerek mutluluk arayışına girer. Gövdesine ve egosuna tapınan modern insan mutluluk yollarını tüketmek-te ariyor. Gelişmiş ülkeler de kendi büyüklüklerini gösterirken adam başı düşen araba, ev, bilgisayar, içki, buzdolabı, para gibi materyallerden bahsetmiyor mu? Bugüne kadar kim çıkıp "Filân ülkede intihar yok, kişi başına şu kadar az para düşüyor ama insanlar birbirlerini kucaklayarak geziyor, hasta başına refekatçi ve ziyaretçi şu kadar, ölüler büyük kalabalıklarla gömülüyor!" dedi?