Her şey o kadar değişken ki, yarın neler olacağını kim bilebilir? Yarınlar geçer gider;binlerce kişi ölür gider, onlar için yarın yoktur artık. Ama sağ kalanlar umutları sarsilmadan yaşamayı sürdürürler-yarin neler olacağını kim bilebilir?
Hayata kablolarla tutunmasam.Bu kadar çok şifrelerim olmasa.Şarkılara bu kadar kolay ulaşamasam.Her şey bir düğmeye, tuşa dokunmaya bakmasa.Her şey bu kadar kolay olmasa.Hayatıma giren her kolaylık fıtratımdan bir parca koparmasa.Bilgi elimine altında hazır ve nazır, emre amade beklemese, peşinden koşsam biraz.Kütüphane kütüphane dolaşsam yeniden.
.Sahi, bu dünyada öyle bir yer var mıdır? Bütün insanların mutlu olduğu, bütün -kedileri, köpekleri- haydi haydi örümcekleri bile incitmekten korkan, karıncaları ezmekten sakınan, tek bir çocuğun bile acı çekmesine göz yummayan insanların, sadece o insanların yaşadığı bir yer? Bütün beton yığınlarına ve lüks otomobillerin gürültüsüne sırtımı döne döne. Üstüme dökülen arıya,böceğe,parmaklarımı yapış yapış eden reçineye şükür ede ede. Bir bahçe. Sessiz. Sakin. Ve kimsesiz. Canımın bütün yangınlarından uzakta...