Zilo bilseydi ki, uçurtma çocuklarında oyuncağıdır, bir tane değil beş tane alırdı da uçurdu Osmaniye Camisi'nin avlusunda. Ah, bir bilseydi. O, ne sanıyordu, o sanıyordu ki uçurtmaları hep bıyıklı amcalar uçururlar.
Ceren ölüp giden eski Yörüğün, son çakan en güzel ışığıydı. Sönerken, biterken Ceren gibi bir ışıkla birlikte sönmek , ölürken böyle bir güzellikle bitmek .