Hiç kayboldun mu?
Ezbere bildiğin sokaklarda..
İsmini dahi unuttun mu sorduklarında..
Sırt cevirdin mi en sevdiklerine..
Tek başına yürüdün mü çaresizce..
Uykuda aradın mı hiç unutabilmeyi?
Hıçkıra hıçkıra ağladın mı gecenin bir köründe..
Yüreğin parçalandı mı resmini her gördüğünde..
Hayata küstün mü hiç bir ümit diye kendini avuttuğun oldu mu..
Görmeden sevdin mi hiç..
Ellerini tutmadan, gözlerine bakmadan sesini nefesini duymadan sevdin mi?..
Bekledin mi hiç için yana yana..
Hayaller kurdun mu saatlerce..
Dibe vurdun mu hiç bulutların üstündeyken bir anda..
Kalbinin yarısını kesip aldılar mı hiç..
Tükendin mi hiç umutların çalındı mı elinden..
Nefret ettin mi hiç en çok sevdiklerinden..
Yıldızların söndü mü hiç..
Karardı mı dünyan..
Suya düştü mü hiç her gece gördüğün rüyan...
Haykırdın mı gecelere oldu mu sesini hiç duyan..
Tutunacak dalların kırıldı mı hiç..
Başını koyduğun yastık battı mı hiç..
"Neyin var" dediklerinde "Hiç" deyip sustuğun oldu mu?
"O yok" diye bağırdın mı hiç içinden avaz avaz..
Kelimelerin tükendi mi hiç..
Düğümlendi mi boğazına sözcükler..
Usandın mı hiç kendinden..
Korkar oldun mu hiç kendi gölgenden..
Diz çöktün mü hiç sevdanın önünde..
Evli ya da bekar her bireyin okuması gereken bir cevher. Okurken farkedemiyor insan aslında bildiğini sandığı ama ne kadar çom şey bilmediğini... Birazda evlilikle ilgili konularda ve aşamalarda hem yol gösterici hem de bir ilmihal niteliğinde.
Tüm ilâhiyat fakültelerinin eğitim dilini Arapça yapmak 'bu ülke'ye yapılacak en büyük ihanetlerden biridir. Örnek olarak, İstanbul'da uluslararası bir ilahiyat fakültesi kurarsanız; Arapça dâhil birçok dille eğitim verirsiniz; ancak Anadolu'da bir ilahiyat fakültesinde Arapça eğitimi vermekle ne elde edilecek; Trabzon ilinin, Of ilçesinin, Keler Köyü'ne atadığınız imam, dini, muhatap olduğu kitleye Arapça mı anlatacak?