Akıl, doğru ve adil olanı özgürce seçebilir, işaret edebilir, gösterebilir. İşlevi orada son bulur. Meselede daha ileriye gidemez. Doğru olanın yapılmasını, yanlıştan vazgeçilmesini söyleme yetkisi yoktur. Bu yetki, başka ellerdedir.
Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz. Istisnasiz tüm durumlarda, bu bizi de rahatsız etmeye başlayana kadar, diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız.