Nerede ölüm sevgisi? Nerede yok oldu, nereye kayboldu, nereye çekip gitti? Ben onu gözüm gibi hep yanımda taşıyordum, bir tılsım gibi. Peki, yaşam sevgisi nerede? O da mı beni terk etti, öte yandan onun yerini ölüm sevgisi de almadı.
Hiç sevgi duymadan aşk buluşmasına gidilir mi?
Akıl, doğru ve adil olanı özgürce seçebilir, işaret edebilir, gösterebilir. İşlevi orada son bulur. Meselede daha ileriye gidemez. Doğru olanın yapılmasını, yanlıştan vazgeçilmesini söyleme yetkisi yoktur. Bu yetki, başka ellerdedir.
Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz. Istisnasiz tüm durumlarda, bu bizi de rahatsız etmeye başlayana kadar, diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız.
Dinlemek çok önemli bir davranıştır. Çünkü insanlar , ancak bir başkası tarafından dinlenirken kendilerini bulur, kim olduklarını anlarlar. Dinlenmeyen çocuk gelişemez. Çocuğun gelişmesi için ailede dinleme ne denli önemliyse, öğrencinin gelişmesi için de sınıfta dinlenmesi o denli önemlidir.