Hakan

Hakan
@Hakanth
This is my design
Bir yerlerde, dünyanın kararan kıvrımının ötesinde, güneşle ay, dünyayı çekiyorlardı. Sağlam toprak dönerken, dünyayı kaplayan su tabakası, bir yana doğru hafifçe kabarmaktaydı. Gelgitin büyük dalgası, adanın üstünde ilerledi; sular kabardı. Hiç değişmeyen takım yıldızlarının altında, Simon'un gümüşten yapılmışa benzeyen ölüsü, ışıldayan bir yığın meraklı yaratıkla çevrelenerek, açık denize doğru yol aldı yavaşça.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Reklam
Ama bugün kurtarılma sözü edilmesi yüzünden; o yararsız, o saçma yüzünden, suyun yeşil derinlikleri, bu derinliklerde parçalanan altın güneş bile onu avutamıyordu.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Kurumuş ya da kurumak üzere olan ağaçları saran sürüngen bitkilerin arasından, oradan buradan duman yükseliyordu. Çocuklar bakarken, incecik bir fidanın kökünde ateş parladı. Sonra duman çoğaldı. Küçük alevler bir ağacın kütüğünü sardı, yapraklarla ince dalların arasına sızdı, bölündü, büyüdü. Alev, başka bir ağacın gövdesine yanaştı, ışık saçan bir sincap gibi tepesine tırmandı. Duman arttı, dağıldı, yuvarlana yuvarlana yayıldı. Ateşten sincap, rüzgârın kanatlarıyla yukarıya doğru sıçradı; bir ağaca yapıştı, aşağıya doğru inerek ağacı yuttu. Yangın, yaprakların ve dumanın kara örtüsü altında, ormana el koydu, onu kemirmeye başladı. Kara ve sarı kocaman duman bulutları, sürekli olarak denize doğru yuvarlanıyordu. Alevleri ve yangının karşı koyulmaz gücünü gören çocuklar, heyecanlı tiz seslerle sevinç çığlıkları attılar. Sanki yabancı bir canlılığı vardı alevlerin. Bir jaguar, karnının üstünde sürüne sürüne usulcacık nasıl ilerlerse, alevler de tıpkı aynı biçimde, pembe kayanın kenarında yükselen ve huş ağacını andıran bir sıra fidana doğru ilerlediler. Kanatlarıyla çarptılar ilk ağaca. Dallarda, kısa ömürlü ateşten topaklar belirdi. Alevin özü, ağaçlar arasındaki boşluktan çevik bir hareketle sıçradı, parlaya parlaya bir fidandan ötekine atladı, bütün sırayı sardı. Zıp zıp sıçrayan oğlanların altında, bir çeyrek millik orman, duman ve alev saçarak kudurdu. Yangının çeşitli gürültüleri birleşti, tüm dağı sanki temelinden sarsan bir davul sesine döndü.
Kolu bir an için benimkine değmiş, kanlı canlı bir varlık oluvermişti ama hemen sonra yine bir halüsinasyona dönüşmüş, yaşayanların farkında bile olmadıkları söylenen hayaletler misali benim farkımda bile olmayan bir hayal kahramanı gibi koridorda uzaklaşıp gitmişti.
Sayfa 33·Kitabı okudu