Bir romanın içinde mitokondrinin, kloroplastın hikayesini böyle dinleyeceğimi hiç düşünmezdim. Biomortem, bilimi anlatırken duyguyu unutmayan nadir kitaplardan biri. Okurken hem insanı, hem hücreyi, hem de yaşamın içindeki o gizli dönüşümleri düşündüm. Ve son kısımda şu cümle beni çok etkiledi:"Her insanın güçlü bir hikayesi vardır. Bazı insanlar hemen keşfedilir ama bazılarını keşfetmek sabır gerektirir." Ne kadar doğru...
Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan… Bu üçleme insan ruhunu ve savaşın dehşetini öyle bir yansıtıyor ki, iyi ile kötünün, merhamet ile acımasızlığın iç içe geçtiğini görüyorsun. Bazı sahneler midemi bulandırdı, bazıları ise insanın hayatta kalma mücadelesini düşündürdü. Okudukça şaşırdım, sarsıldım, sorguladım… Gerçekten unutulmaz bir deneyim.