Hale Körük

Hale Körük
@Hale_Koruk
Baba Ben Çocuğum Meryem Hasbihal Hilalin Emanetleri Kitaplarının Yazarı Hasbihal Dergisi Kurucusu
Yedi İklim Bir Medeniyet
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Yedi İklim Bir Medeniyet, alışılagelmiş tarih kitaplarının aksine, geçmişi sadece rakamlar ve savaşlarla değil; ruhuyla, estetiğiyle ve saklı kalmış detaylarıyla anlatan nahif bir eser. Açıkçası ben bu tarzdaki her baharattan biraz koyan kitapları çok seviyorum. Çamlıca kitapta bunun örneği oldukça fazla. Kitabın tek bir konuya odaklanmak yerine, geniş bir yelpazede "küçük ama güzel farklılıklar" sunması en güçlü yönü. Kitap, Osmanlı’nın o meşhur zarafetini ve sosyal hayatın inceliklerini merkeze alarak okuru şaşırtmayı başarıyor. Daha önce pek duyulmamış anekdotlarla, medeniyetin sadece taş binalarda değil, insan ilişkilerinde ve gündelik detaylarda saklı olduğunu gösteriyor. Medeniyeti tek bir kanaldan değil; sanattan ahlaka, mimariden toplumsal yaşama kadar pek çok koldan ele alması eseri zenginleştirmiş. Yazarın kullandığı üslup sayesinde kitap, bir bilgi yığınından ziyade, geçmişe yapılan kısa bir seyahat tadında. Geçmişin "baharatlarıyla" harmanlanan bu anlatım, bugüne ve geleceğe dair taze bir bakış açısı sunuyor. Özetle; tozlu raflardan çıkan bilgileri günümüzün idrakiyle birleştiren, okurken hem bilgilendiren hem de medeniyetimize dair o eşsiz zarafeti yeniden hatırlatan bir eser. Benzer tarzdaki diğer eserler arasında medeniyet okumaları yapanlar için mutlaka uğranması gereken bir durak. Diğer kitapların tadı ayrı olsa da, bu kitabın sunduğu o farklı bakış açıları, bütünü tamamlayan kıymetli birer parça niteliğinde.
Alıntı
Yedi İklim Bir MedeniyetVeysel Sekmen · Çamlıca Basım · 030 okunma
Reklam
"BEKLE BENİ" KİTAP YORUMUM
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 14:03
Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni kitabını, hakkındaki olumsuz yorumlar sebebiyle bir süre erteledikten sonra nihayet bitirdim. Okuduğumda ise genel kanının aksine, abartıldığı kadar "kötü" bir kitap olmadığını, aksine üzerinde durulması gereken kıymetli noktalar barındırdığını gördüm. Kitap, bir dönem sadece "kitap okuduğu" veya "okuma yazma bildiği" için masum insanların nasıl birer suçluya dönüştürüldüğünü, kendi ülkesinde nasıl dışlanıp eziyet gördüğünü çarpıcı bir şekilde işliyor. Yaşanılan işkenceler ve Selim’in maruz kaldığı adaletsizlikler, tarihimizin bu karanlık yüzünü yeniden hatırlatıyor. Eğer okuma sürecini çok uzun bir zamana yayarsanız, bazı kısımların gereksiz uzatıldığını düşünebilirsiniz; ancak bu detaylar tolere edildiğinde ortaya bütüncül ve anlamlı bir hikâye çıkıyor. Beni en çok şaşırtan Selim ve Leyla’nın hikâyesi oldu. İlişkilerinin çok hızlı başlaması, başlangıçta bende bunun bir "gönül oyunu" olabileceği ya da sıradan bir aşk hikâyesi olarak kalacağı izlenimini uyandırmıştı. Ancak olaylar ilerledikçe, her türlü zorluğa rağmen korudukları o sarsılmaz sadakat ve sevgi beni hayran bıraktı. Selim’in cezaevinde hayatını kaybedeceğine ve kavuşamayacaklarına dair duyduğum korkunun, sonunda yerini huzurlu bir aile tablosuna bırakması hikâyeyi benim için umut verici kıldı. Tabii her eserde olduğu gibi, bu kitapta da mesafeli yaklaştığım noktalar oldu. Livaneli’nin inanç ve din üzerine kurduğu bazı cümleler, bu konudaki hassasiyeti olan bir okur olarak beni açıkçası üzdü. İnanç dünyasına dair daha sağduyulu ve derinlikli bir dilin kullanılması, kitabın kapsayıcılığını artırabilirdi. Son olarak; Bekle Beni, bende çok derin sarsıntılar oluşturan veya "başucu kitabım" diyeceğim bir eser değil; ancak kesinlikle haksız eleştirilerin kurbanı olacak kadar zayıf
Alıntı
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
Saç Örgüsü
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 20:42
Saç örgüsü kitabım an itibariyle bitmiştir. Merak edenler için yorumumu aşağıya bırakıyorum. Kitap üç farklı kadının hayatını konu alıyor. Guilia, İtalya'da babasının atölyesinde çalışan genç bir kadın. Babası bir kazadan sonra hastaneye kaldırılıyor ve bu süreçte Guilia atölyelerinin iflas eşiğinde olduğunu öğreniyor. İki seçeneği var; ya sevgilisi Kamal'ın teklifiyle Hindistan'dan saç ithal ederek işi büyütecek atölyeyi kurtaracak, ya da annesinin teklifini kabul edip; sevmediği bir adamla evlenerek ailesini kurtaracak. İkinci kadınımız, Kanada'da çok başarılı bir Avukat olan Sarah. Hayatını işine ve bürosuna, başarısına adayan bu avukat bir gün kötü bir hastalıkla karşı karşıya kalıyor ve işi uğruna çocuklarını ihmal ettiği o bürodan sırtına yediği bıçak darbeleriyle ayrılarak hayatına devam etmeye başlıyor. Üçüncü kadınımız ise, Hindistan'da yaşayan, kast sisteminin en alt tabakası olan Dalit sınıfından fakir bir kadın. Kız çocuğu Lalita'nın da kendisi gibi olmaması, okuması için büyük bir savaş veriyor. Tek isteği kızını kurtarmak, okutmak. Ve habersizce bu üç farklı kıtadan birbirlerinin hayatına dokunan bu kadınları birbirine bağlayan bir bağ; "Saç Örgüsü!" Çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Ama kitapta güçlü kadınları okuyacaksınız. Ben Smita'nın hikâyesinin yarım kaldığını düşünüyorum. En azından kızıyla son durumlarından bir haber almak isterdim. Waowww denilecek bir kitap değil fakat okunabilecek güzel bir kitap. Özellikle de hayatının çıkmazında olan, kendine bir teselli arayan, yalnız hisseden kadınlara güç olabileceğini düşünüyorum.
Alıntı
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Suç ve Ceza
Puan vermedi·687 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 00:49
Merhaba kıymetli okurlar Bugün Dostoyevski'nin baş yapıtı olan bu kitapla geldim size... Suç ve Ceza, okuru şaşırtan olaylarla değil, insanın iç dünyasına yaptığı uzun yolculukla etkileyen bir romandır. Bu kitap hızlı tüketilecek, bir solukta bitirilecek bir metin değildir; aksine sindire sindire, durarak ve düşünerek okunmayı ister. Çünkü Dostoyevski, karakterlerini bize uzaktan izletmez; onların zihnine, vicdanına ve çelişkilerine ortak eder. Raskolnikov bu yüzden unutulmazdır. O yalnızca bir suçlu değil, okurla birlikte yaşayan bir karakterdir. Onunla aynı odada nefes alır, onun iç hesaplaşmasına tanıklık ederiz. Kitabı okurken asıl yük mahkemede değil, vicdanda taşınır. Ceza çoktan başlamıştır; gecelerde, ateşli sayıklamalarda, insanlardan kaçışta. Roman her ne kadar kusursuz ve “en muhteşem” kitap hissi vermese de, okurla kurduğu bağ son derece güçlüdür. Çünkü bu bağ gösterişli değildir; yavaş yavaş, emekle kurulur. Uzayan bölümler, tekrarlar ve zihinsel karmaşa, karakterlerin ruh hâline daha derinden girebilmemiz içindir. Okur yoruldukça, Raskolnikov’a biraz daha yaklaşır. Tüm karanlığa rağmen roman umutla biter. Bu umut kolay ve parlak değildir; acının içinden süzülerek gelir. Razumihin ve Dunya’nın evliliği, insanın hâlâ iyiliği ve dengeyi seçebileceğini hatırlatır. Sonya ise merhametin ve sabrın, yargılamadan sevmenin insanı nasıl dönüştürebileceğini gösterir. Suç ve Ceza, okuru değiştirmekten çok ona eşlik eden bir romandır. Okur kitabı bitirdiğinde her şeyi unutabilir ama Raskolnikov’u unutamaz. Çünkü bu roman, okunan değil, birlikte yaşanan romanlardan biridir. Peki siz bu kitabı okurken ve bitirince neler hissettiniz? Yorumlarda buluşalım
Alıntı
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
İslam
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur; " Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar ( İslâm'ı yani Allah ve Rasulünün varlığını kabule hazır bir yaratılışla doğar). Sonra anne ve babası onu Yahudileştirir, Hristiyanlaştırır, Mecusileştirir." Bu sebeple Peygamberimiz; müşrik çocuklarını bile sever, onlara iyilik eder, gönüllerini hoş tutar, buna dikkat etmeyen kişileri ikaz ederdi. Bir savaşta kaza ile birkaç müşrik çocuğu ölmüş, Resulullah çok üzülmüş; " onlar müşrik yani düşman çocukları idi Ya Resulallah bu kadar üzülmeye ne gerek var?" diyenleri de " Onlar masum ve günahsız sabilerdir, O çocukların büyüyüp Müslüman olup, çok yararlı işler yapmayacaklarını bilir misin?" gibi sözlerle azarlamıştır. Sadece tek bir şey söyleyerek bırakacağım; " Bu kitabı mutlaka ama mutlaka herkesin özellikle her "Müslüman" kardeşimizin okumasını istiyor ve buna mecbur olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle istifade edeceğiniz muazzam içerikli bir kitap. :)
Din İslam
Muharref Hiristiyanlık ve AvrupalılarAbdullah Uçar · Adım Matbaası · 201213 okunma
Reklam