Giriş Yap
Umut
Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben. Hayyam’ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında, felsefe hak ettiği ilgiyi gördü, Selçuklu saraylarında sentez bir Orta Doğu kültürünün (Türk, Hint, Arap, Çin, Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, Müslüman fakat felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Umut
Dörtlükler - Rubailer
Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben. Hayyam’ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında, felsefe hak ettiği ilgiyi gördü, Selçuklu saraylarında sentez bir Orta Doğu kültürünün (Türk, Hint, Arap, Çin, Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, Müslüman fakat felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.
İslam bilginlerine göre mavi, masmavi denizlere bakmak, güzel simalarla karşı karşıya gelmek, gökyüzünü temâşâ etmek gözleri dinlendirir.
Hüccet’ul-İslâm İmâm Gazalî rh.a.
“Ey evlat! İlmin özü ibâdet ve taat öğrenmek ve kime ne için ibâdet edildiğini bilmektir. İbâdet ve taat, her halinde emir ve yasaklara uyman, Allah ve Rasûlu’ne sav. bağlanmandır. Emredilenleri yerine getirip yasaklananlardan sakınmak konusunda Şeriâta uymaktır.”
Reklam
·
Reklamlar hakkında
226 syf.
·
25 günde okudu
·
Puan vermedi
Felsefe ve Tasavvuf
Necip Fazıl bu eser ile İslam'ın özünden türeyen bir içsel yaşantı alanı olarak tanımlayan tasavvufu, aklın sınırlarını aşan bir sezgi ve kavrama gücü olarak görür. Ona göre aklın yolu bir noktada biter ve tasavvufun yolu başlar. Eser, Doğu ve Batı kültürlerinin analizini içermekte, onların düştükleri hataları göz önüne sermekte ve yaşanan bunalıma Necip Fazıl gözünden çözüm üretmektedir.
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
8.8/10 · 1.383 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30