Sen O'na, gönlünde bir darlık ve ağırlık hissettiğini arz edersen, O sana şefkat lütfeder. Seni üzenler varsa bil ki O da onları üzer. Seni küçük düşürenler varsa, bil ki yüce Allah da onları küçük düşürür.
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esir-geyendir." (Zümer, 39/53)
Reklam
Türk Milleti'ne Çağrı
Türk dünyasının dayandığı iki esaslı temelden birisini teşkil eden İslâm dininin, millî varlığımızın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.
Sayfa 94 - Orkun, 1. sayı, Şubat 1962·Kitabı okudu
Alıntı
İslam, siyaset ve yönetim konusunda, iktidar erkinin kullanımında nesneleri değil ilkeleri öne çıkarmaktadır. Emanetlerin (mevki ve makamların) ehillerine verilmesi, işlerin şûra (danışma ve istişare) ile yürütülmesi, adalet, temel hak ve hürriyetlerin (maslahatların) korunması, hak ve hukukun gözetilmesi, hizmet ve işlerin yürütülmesinde açıklık, hesap verilebilirlik, doğruluk ve dürüstlük, iyiliklerin emredilip kötü ve çirkin işlerden sakındırılması, ulülemre itaat edilmesi, zulüm ve fitnenin defedilmesi bu ilkelerdendir.
Sayfa 13 - Tefrikalardan kurtuluşun reçetesini nerede aramalıyız?·Kitabı okuyor
Kadın düşmanı Başkan
Ali Şeriati dedi ki: "Onların hak yolunda olduklarına dair kendilerince ayet ve hadislerden bin bir türlü delilleri vardır. Ancak tüm bu delillere ve güvene karşın geri kalmışlık tüm görkemiyle karşımızda durmaktadır. Sonuçtaysa kendilerine karşı bir kuşkuları, bir şeyler yapma, kendilerini değiştirme, kusur ve hastalığın nerede olduğuna bakma çabaları yoktur. Bu yüzden, ineğe tapan, Allah'a tapandan ileri geçer; Allah'a inananın ise haberi olmaz.”Tabii ki Ali Şeriati yi hapse attılar... Şaşırmamak gerekir; dünyanın her yanında İslam, bu anlayış sonucu devlet katına hapsedildi. Müslümanlığı Allah'a değil iktidarlara / egemenlere biat eder hale getirdiler. Tehid dini, şirk dinine dönüştürüldü.
Sayfa 156 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okuyor
hay sormaz olaydım:)
“Şehzadem” der, “ne tefekkür edersin?” Süleyman Paşa: “Ayine ‘i deryada feth ü zafer müşahede ederim. Fikrim budur ki, bu deryayı öte geçem ve Rumeli’de vilayet açıp diyarı İslam eyleyem. Sizler bu babda nice tedbir edersiniz ki, dileğim yerin bula.”
Sayfa 21 - DK
Reklam
Reklam