BİR VESİKA Bu zâtın dâva ahlâkı ve peşine taktığı avânesi bakımından ne olduğunu, şimdiye kadar gizli tuttuğum şu vesikadan anlayınız: Sene 1969... Büyük Doğu’nun 14. Devresi... Malûm zat evimize kadar geliyor ve Ağustos sıcağında bahçemizin gölgelik bir yerinde koltuğa kurulup, o zamanlar alâkası bulunduğu «Odalar Birliği» hakkında, Büyük Doğu sayfalarında yayınlanması dileğiyle (istirhamiyle demek daha doğru olur) bir röportaj yazdırıyor. Röportajın hedef tuttuğu şahıslar arasında Bedii Faik de vardır. Bedii Faik, sözcü olarak Erbakan’ı, yayınlayıcı olarak da beni dâva ediyor. Hakkımda milyonluk bir alacak takibi yapılsa İcra dairesine kadar gidip bunun asılsız olduğunu bildirmeyi zahmet sayacak derecede tiksinti duyguları içinde yüzen ben, duruşmayla asla alâkalanmıyor ve mahkemeye ayak basmıyorum. Erbakan ise kendini şöyle müdafaa ediyor: – Ben Büyük Doğu’ya böyle bir mülâkat vermedim! Lâflarımı Necip Fazıl uydurmuş olsa gerek... Ve iki yalancı şahit tedarik ediyor: Balmumu adamlarından Hüsamettin Akmumcu ve Hüseyin Abbas... Bir şey olduğuna değil de, olmadığına, yani «nefy»e şehadet eden bu yalancılar, taşıdıkları kukla adam sıfatını, din yolunda çalışan ve kendilerine feyz verdiği kabul edilen bir adamı yalan şehadete mahkûm ettirip Efendilerini bu işten sıyırmak gibi bir fazahate kadar düşüyorlar. Bense şu kadar lira nakdî cezaya çarptırılıyorum; ve hayretler içinde görüyorum ki, Bedii Faik mahiyetinde dâvamıza tam aykırı bir insan bu parayı tahsil etmiyor; yani asalette Erbakan’a taş çıkarıyor. Yalancılık derecesinin, hem de Hak yolunda mücadele edenleri mahkûm ettirmek ve bu yolda İslâm Kanunlarının en büyük suçu yalancılık cinayetini işlemek gibi, bu efsanevî rütbesi önünde Lider Hazretlerine yakışacak sıfatı müslümanlar biçsin... Mahut yalancı şahitlik
"Hacamatla gelen şifa, Rahmetin nefesidir"
"Özellikle ilk altı ay alınan hacamat kanında yoğun toksin gözlenmiştir. Halen yaş kupa (hacamat) tedavisine devam edilen hastanın yapılan son MRG sonuçlarında primer ve metastaz olan sol femur başında KHAK'a ait herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Beş yıllık sağ kalım oranı yaklaşık %15 civarında olan (15) yaygın evre KHAK teşhisi konulmuş bu gün hastanın üç yıldır yaşamını konforlu bir şekilde sürdürdüğü olgusu alternatif ve tamamlayıcı tıbbın katkısını göz ardı etmemek gerektiğini bir kez daha dikkat çekmiştir"
Sayfa 209·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Nefer, mareşal rolüne kalkışacak olursa, niyeti ne kadar halis olursa olsun ordusuna bozgun hazırlayıcı olmak günahından kurtulamaz. Kaldı ki, kahramanımız, hem niyet, hem de işlediği suçlar bakımından ayrıca mücrim... Onu bu mikyasta ele alışımız da, adım başında rastlanabilir basit şahsiyetinin değerinden değil, kıydığı İslâm dâvasının kıymet ve ehemmiyetinden geliyor. Bu zat hakkında hüküm hülâsası şudur ki, İslâm düşmanları dine fenalık mevzuunda fabrikaya adam ısmarlasalar bu zattan daha elverişlisini bulamazlar...
İslam'ın ilk dönemlerindeki toplumsal değişim, siyasi bir güç kullanılarak değil, bireylerin değişimi sayesinde sağlanmıştır.
Sayfa 300·Kitabı okuyor
Allah Allah
“ Yalnızlığa en iyi çareyi rakı. Kim icat ettiyse, ruhu şad olsun!”
Sayfa 172 - Everest yayınları·Kitabı okuyor
Kehf
"Mağarada uyuyanlar kıssası, yeni oluşmuş küçük İslâm toplumuna işkence eden Mekke'nin ileri gelenlerini de uyarmaktadır. Aynı zamanda Hz. Peygamber'e (s.a) işkence edenlerle hiç bir uzlaşmaya girmemesi ve onları kendisine uyan fakir ve zayıflardan daha önemli görmemesi söylenmektedir. Diğer taraftan Mekke'nin ileri gelenlerine şu anda yaşadıkları dünyanın geçici zevklerine aldanmamaları ve ebedi nimetleri kazanmaya çalışmaları tavsiye edilmektedir."
Reklam
Reklam