Bilim ile Hikmet Arasında Bir Arayış
Puan vermedi·142 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:18
İsmail Hakkı Aydın’ın Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründüm adlı eseri, yalnızca nörobilim üzerine yazılmış popüler bir bilim kitabı değildir. Eser; bilinç, insan zihni, evren, frekans, matematik, metafizik ve hakikat arayışı üzerine düşünmeye çağıran disiplinlerarası bir fikir yolculuğudur. Kitap boyunca yazar, modern bilimin kavramlarıyla kadim hikmet geleneği arasında köprü kurmaya çalışır. Bu yönüyle eser, klasik akademik metinlerden ziyade; bilimsel düşünceyi felsefî ve metafizik sorgulamalarla birleştiren bir düşünce manifestosu niteliği taşımaktadır. Kitabın daha ilk sayfalarında hissedilen temel yaklaşım şudur: İnsan yalnızca biyolojik bir organizma değildir. Beyin, sadece et ve sinir dokusundan ibaret bir yapı olarak değil; anlam üreten, algılayan, frekans yayan ve evrenle görünmez bağlar kuran bir merkez olarak ele alınmaktadır. Yazarın “frekans” kavramına yaptığı vurgu da tam burada anlam kazanır. Ona göre evrenin özü titreşim, enerji ve etkileşimdir. İnsan zihni de bu büyük sistemin dışında değildir. Eserin en dikkat çekici taraflarından biri, bilim ile inanç arasında çatışma değil tamamlayıcılık ilişkisi kurmaya çalışmasıdır. Özellikle Birûnî’ye atfedilen: “Beni bilim insanı yapan Âl-i İmran Suresi’nin 19. ayetidir” anlatısı üzerinden yazar, İslam medeniyetinin bilimsel üretim ruhuna dikkat çeker. Burada Kur’an, fizik ya da matematik kitabı olarak görülmez; fakat evreni araştırmaya teşvik eden bir bilinç kaynağı olarak yorumlanır. Bu yaklaşım, modern dönemde din ile bilimi birbirinin alternatifi gibi gören anlayışlara karşı önemli bir itiraz niteliği taşımaktadır. Kitapta özellikle dikkat çeken bir başka düşünce ise şudur: “Allah’ın rızasının laboratuvarlarda olduğunu anlamak zorundayız.” Bu cümle, eserin medeniyet perspektifini özetleyen temel
Bilim/Felsefe
Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründümİsmail Hakkı Aydın · Girdap Kitap · 0109 okunma
Bir Amin Maalouf Klasiği
9/10
·373 syf.··
2026 16. kitabı
Afrikalı Leo Üzerine.. Semerkant ve Doğu nun Limanlarından sonra okuduğum ve hiç bitmesin dediğim bir Amin Maalouf eseri. Yazarın ise edebiyat dunyasinda okuyucuyla buluşan ilk romanı.. Amin Maalouf'un kaleme aldığı Afrikalı Leo, 16. yüzyılda yaşamış gerçek bir gezgin olan Hasan el-Vezzan’ın (Afrikalı Leo) hayatını konu alan tarihi bir romandır.Yazarın güzel anlatımıyla Endülüs'ün düşüşünü, coğrafi keşifleri ve Doğu-Batı kültürleri arasındaki çatışmayı sanki olayın kahramanı benmişimcesine içselleştirerek yaşadım. Eser başlangıçta muslumanların Granada'dan sürüldüğü döneme odaklanır. Mutlu bir çocukluk geçiren Hasan'ın Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalmasıyla yolculuğumuz başlar. Grana'da bölümünde bağnazlıkla (din adi altındaki bağnazlık) bilimin mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilir. Afrika yaşantısında İslam dunyasindaki siyasi çatışmalar ele alınır.Kabile çatışmaları kültürel yaşantı konu edilir. Granada Kitabı bölümü; Granada'da (Gırnata) mutlu bir çocukluk geçiren Hasan, Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalır. Kahire kitabı bölümünde Osmanlı'dan Yavuzdan bahsedilir ve devleti Aliyye büyük Türk" olarak nitelendirilir. Roma kitabı bölümünde, müslüman bir coğrafyacı ve diplomat olan Hasan'ın, Papa nın sarayında bir hristiyan bilgin olarak , kendi köklerine bağlı bir bilgin, yaşama çabası anlatıllır. Eser benim Endülüs coğrafyası , Endülüs İslam medeniyeti, engizisyon, papalık, Yavuz Sultan Selim dönemi ve Osmanlı medeniyeti hakkında tekrardan araştırmalar yapmama vesile oldu diyebilirim. Eserdeki en beğendiğim alıntılar; "Talihsizliklere saygı göstermeyi yada verdiği işaretleri çözümlemeyi henüz öğrenmiş değildim.." "Çünkü varsıllık ve güç, sağduyunun düşmanıdır.Bir buğday tarlasında kimi başkaların dik
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200718,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·496 syf.··
2026 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:04
Kitap hallac i mansurun hayatini ve tasavaffu polisiye roman olarak anlatiyor. Dinlerin yahudilik hristiyanlik islam hinduizm zerdust tao ve mani gibi dinlerin hepsinden bahsediyor ve ortak noktalarina dikkat cekiyor. Bilim dini ispatliyabilir mi , kuantum fizik ve dinler arasinda ki kesismeleri gozler onune seriyor. Tasavvufun temellerini enel hakk hakkinda bahsettiginide goruyoruz. Hallaci mansurun hayati cok duyguluydu benim icin etkilenmemek elde degil. Kitap guzeldi. Bu konulara merakiniz varsa tavsiye ederim
NigahdarBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 20261,760 okunma
Puan vermedi·201 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:26
Kitaba başlama sebebim ateşperest inanç sistemini öğrenmek olmasına rağmen çok daha ilginç bir noktayla karşı karşıya kaldım. Mazdeist inanç sisteminde Ardavirafname’nin yazılma sebebi İskenderin İran’a verdiği tahribatla beraber kaynaklarını kaybedip yoldan çıkan halkın, din önderleri tarafından aralarından en günahsızın seçilip öte dünyaya hazırlanmasını konu alıyor. Yedi gün sürecek bir ötedünya yolculuğu ile Ahuramazda ile buluşacak, günahkarların ve iman edenlerin ahvaline dair gördüklerini döndüğünde insanlığa aktarıp yazdıracak ve böylece tıpkı peygamber gibi bir uyarıcı misyonu yüklenecek. Tanıdık geldi mi? Evet islam inancının miraç hadisesi ile örtüşen noktaları olduğu gibi, Dante’nin İlahi Komedyası ile de birebir aynı. İslamda Muhammed Peygamberin Burak bineği ile göğe çıkıp rabbiyle görüşmesi cennet ve cehennemi görmesi ve buna binaen ümmetini uyarması sözkonusu idi. Dante ise Virgil rehberliğinde cehennem Araf ve cennet yolculuğu yapmıştı. Ardavirafname bu noktada dünyadaki amellerin öte dünyada nasıl muamele göreceğine dair detaylı bir anlatım olmuş. Yazarın ve tarihçi araştırmacıların iddiası ise özellikle Dante’nin bu noktada özgün bir eser oluşturmadığıdır. Çünkü Ardavirafname, ilahi komedyadan önce yazılmıştır. Bu noktada şu çok anlaşılabilir, özellikle Haçlı seferleri ile doğu kaynaklarının batıya taşınması, batı eserlerinin yazımında doğu izi olmasına doğrudan ve dolaylı sebep oluyor. Demek istediğim Dante’nin ilahi komedyası bu türün ilki olarak biliniyordu/ kabul görüyordu, Avrupa merkezli bir tarih dominasyonuna karşı çıkarak Ardavirafname’nin bilinir olmasına önem veriyorum. Okuduğunuzda bildiğiniz birçok semavi öge göreceksiniz.
ArdavirafnameArdaviraf · Pinhan Yayıncılık · 2019210 okunma
İslamcı Gençliğin El Kitabı: Bir Bilinç ve Kimlik Çağrısı
Puan vermedi·245 syf.··
2026 37. kitabı
Kadir Mısıroğlu’nun İslamcı Gençliğin El Kitabı adlı eseri, yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda genç Müslümanlara hitap eden bir fikir ve dava rehberidir. Yazar, bu eserinde İslam medeniyetinin temel değerlerini genç nesillere aktarmayı hedeflerken, onları tarih şuuru, kimlik bilinci ve ahlaki sorumluluk konusunda düşünmeye sevk etmektedir. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, okuyucuyu pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp aktif bir düşünce ve aksiyon insanı olmaya teşvik etmesidir. Mısıroğlu, gençliğin toplumların geleceğini şekillendiren en önemli güç olduğuna inanır ve eser boyunca bu inancı güçlü bir şekilde hissettirir. Onun gençlere yönelik çağrıları, ideal sahibi olmanın ve inançları doğrultusunda yaşamanın önemini vurgular. Yazarın akıcı ve etkileyici üslubu, kitabın kolay okunmasını sağlarken aynı zamanda okuyucunun zihninde derin izler bırakmaktadır. Tarihten verdiği örnekler ve yaptığı değerlendirmeler, gençlerin geçmiş ile bugün arasında bağ kurmasına yardımcı olur. Bu yönüyle eser, yalnızca bilgi veren değil, aynı zamanda düşünmeye sevk eden bir çalışma niteliğindedir. İslamcı Gençliğin El Kitabı, özellikle kimlik arayışı içinde olan gençler için yol gösterici bir kaynak olarak değerlendirilebilir. Kitap, okuyucusuna özgüven aşılamayı, İslam medeniyetinin zengin mirasını tanıtmayı ve geleceğe dair daha güçlü bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır. Mısıroğlu’nun samimi ve mücadeleci üslubu, eserin etkisini artıran önemli unsurlardan biridir. Sonuç olarak bu eser, İslami düşünce ve medeniyet perspektifinden gençliğe hitap eden önemli kitaplardan biridir. Kadir Mısıroğlu’nun fikir dünyasını tanımak ve gençliğe yönelik mesajlarını anlamak isteyen okuyucular için değerli bir başvuru kaynağı olma özelliğini korumaktadır. #y:2356. İslâmcı Gençliğin El Kitabı
İslâmcı Gençliğin El KitabıKadir Mısıroğlu · Sebil Yayınevi · 2015630 okunma
9/10
·256 syf.·
2026 50. kitabı
Susmasını bilmeyen dil beyhude konuşur Şemseddin Sivasî...İyiki tanımışım seni üstadım. Herkesle konuşmak yerine içindekileri yazmak, boş konuşmaktan ziyade sadece kelimeleri kağıda dökmesini en sevdiği meşgale olarak tanıdım, kitabın başlarında bu güzel insanı. Konuşamadığın zaman insanlar seni sağır sanıyorlar, ne garip. İlla bir isim seçeceksem kendime dilsiz değil de Lâl demelerini tercih ederim. Bir eksiklik değil de bir isim gibi, noksanlıktan ziyade bir hususiyet gibi. Hatta şiir gibi; Lâl. Syf 33 Fatih Duman beyefendiye de dua ettim içimden. Bu güzel insanları herkes okusun diye kağıda döktüğü için. Okurken faydalanmaktan ziyade, okuyucaya hissettiriyor kalemi. Yazarla ilk tanışmam olduğu halde samimi ve içten anlatımı etkiledi beni. Yazar önsözünde diyor ki: "Kim Bir Müslümanın hayatını yazarsa ona yeniden hayat vermiş gibi olur" diye okumuştum. Ve Hep de öyle inandım. Onun için belki de vazgeçmedim bunları yazmaktan. Unutulmasın, hatırlansınlar diye bir dert düştü nasibime o günden. Burası beni etkiledi ve bütün kitaplarını yavaş yavaş okumaya karar verdim. • Kitabı okurken biraz da araştırmalar yaptım tabi: (1520 - 1597) 16. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk-İslam âlimi, mutasavvıfı, müderrisi ve şairi. Hem dini ilimlerde (tefsir, hadis) hem de edebiyatta derin izler bırakmış. Hem Türkçe hem Farsça şiirler yazmış. Divan'ının yanı sıra Mevlid, Mir'âtü'l-Ahlâk ve Süleymannâme gibi 20'den fazla eseri bulunmakta. Şiirlerinde ilahi aşkı ve ahlaki öğütleri samimi bir dille işlemiş. Çokta güzel ünlü bir beyiti varmış eklemeden olmaz: • Sür çıkar gayrı gönülden tâ tecelli kıla Hakk • Padişah girmez saraya hâne ma'mûr olmadan ​(__Gönlünden Allah'tan gayrı ne varsa sür çıkar ki, Hak oraya tecelli etsin. Çünkü saray temizlenip düzenlenmeden
Duygu ve Düşünce
LâlFatih Duman · Nesil Yayinevi · 20211,471 okunma