Puan vermedi·256 syf.··
2026 22. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:42
Bir İslam şehrinin kalbini teşkil eden bu merkezin, zaman içinde kolunun kanadının nasıl kırıldığını, hayatın dışına nasıl itildiğini ve esas hüviyetinden nasıl koparıldığını gözler önüne seriyor. Bir tarihçi titizliği ve bir seyyahın tutkusuyla yazılmış güzel bir çalışma." Taha Kılınç #Kayıpcoğrafyanınizinde
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,093 okunma
Bilim ile Hikmet Arasında Bir Arayış
Puan vermedi·142 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:18
İsmail Hakkı Aydın’ın Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründüm adlı eseri, yalnızca nörobilim üzerine yazılmış popüler bir bilim kitabı değildir. Eser; bilinç, insan zihni, evren, frekans, matematik, metafizik ve hakikat arayışı üzerine düşünmeye çağıran disiplinlerarası bir fikir yolculuğudur. Kitap boyunca yazar, modern bilimin kavramlarıyla kadim hikmet geleneği arasında köprü kurmaya çalışır. Bu yönüyle eser, klasik akademik metinlerden ziyade; bilimsel düşünceyi felsefî ve metafizik sorgulamalarla birleştiren bir düşünce manifestosu niteliği taşımaktadır. Kitabın daha ilk sayfalarında hissedilen temel yaklaşım şudur: İnsan yalnızca biyolojik bir organizma değildir. Beyin, sadece et ve sinir dokusundan ibaret bir yapı olarak değil; anlam üreten, algılayan, frekans yayan ve evrenle görünmez bağlar kuran bir merkez olarak ele alınmaktadır. Yazarın “frekans” kavramına yaptığı vurgu da tam burada anlam kazanır. Ona göre evrenin özü titreşim, enerji ve etkileşimdir. İnsan zihni de bu büyük sistemin dışında değildir. Eserin en dikkat çekici taraflarından biri, bilim ile inanç arasında çatışma değil tamamlayıcılık ilişkisi kurmaya çalışmasıdır. Özellikle Birûnî’ye atfedilen: “Beni bilim insanı yapan Âl-i İmran Suresi’nin 19. ayetidir” anlatısı üzerinden yazar, İslam medeniyetinin bilimsel üretim ruhuna dikkat çeker. Burada Kur’an, fizik ya da matematik kitabı olarak görülmez; fakat evreni araştırmaya teşvik eden bir bilinç kaynağı olarak yorumlanır. Bu yaklaşım, modern dönemde din ile bilimi birbirinin alternatifi gibi gören anlayışlara karşı önemli bir itiraz niteliği taşımaktadır. Kitapta özellikle dikkat çeken bir başka düşünce ise şudur: “Allah’ın rızasının laboratuvarlarda olduğunu anlamak zorundayız.” Bu cümle, eserin medeniyet perspektifini özetleyen temel
Bilim/Felsefe
Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründümİsmail Hakkı Aydın · Girdap Kitap · 0109 okunma
Reklam
Bir Amin Maalouf Klasiği
9/10
·373 syf.··
2026 16. kitabı
Afrikalı Leo Üzerine.. Semerkant ve Doğu nun Limanlarından sonra okuduğum ve hiç bitmesin dediğim bir Amin Maalouf eseri. Yazarın ise edebiyat dunyasinda okuyucuyla buluşan ilk romanı.. Amin Maalouf'un kaleme aldığı Afrikalı Leo, 16. yüzyılda yaşamış gerçek bir gezgin olan Hasan el-Vezzan’ın (Afrikalı Leo) hayatını konu alan tarihi bir romandır.Yazarın güzel anlatımıyla Endülüs'ün düşüşünü, coğrafi keşifleri ve Doğu-Batı kültürleri arasındaki çatışmayı sanki olayın kahramanı benmişimcesine içselleştirerek yaşadım. Eser başlangıçta muslumanların Granada'dan sürüldüğü döneme odaklanır. Mutlu bir çocukluk geçiren Hasan'ın Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalmasıyla yolculuğumuz başlar. Grana'da bölümünde bağnazlıkla (din adi altındaki bağnazlık) bilimin mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilir. Afrika yaşantısında İslam dunyasindaki siyasi çatışmalar ele alınır.Kabile çatışmaları kültürel yaşantı konu edilir. Granada Kitabı bölümü; Granada'da (Gırnata) mutlu bir çocukluk geçiren Hasan, Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalır. Kahire kitabı bölümünde Osmanlı'dan Yavuzdan bahsedilir ve devleti Aliyye büyük Türk" olarak nitelendirilir. Roma kitabı bölümünde, müslüman bir coğrafyacı ve diplomat olan Hasan'ın, Papa nın sarayında bir hristiyan bilgin olarak , kendi köklerine bağlı bir bilgin, yaşama çabası anlatıllır. Eser benim Endülüs coğrafyası , Endülüs İslam medeniyeti, engizisyon, papalık, Yavuz Sultan Selim dönemi ve Osmanlı medeniyeti hakkında tekrardan araştırmalar yapmama vesile oldu diyebilirim. Eserdeki en beğendiğim alıntılar; "Talihsizliklere saygı göstermeyi yada verdiği işaretleri çözümlemeyi henüz öğrenmiş değildim.." "Çünkü varsıllık ve güç, sağduyunun düşmanıdır.Bir buğday tarlasında kimi başkaların dik
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200718,3bin okunma
Muazzâm bir detaylı anlatım…
Puan vermedi·64 syf.··
2026 73. kitabı
Esselamu aleykum ve rahmetullahu ve berâketuh… Bu elimde bulunan eserin ilk incelemesini yazdığım için biraz hüzünlü (daha evvel okunmadığı için yada inceleme yazılmadığı için ) Birazda eseri yazanın , tercüme edenin Ecrin’e ortak olabilme ihtimalimden dolayı sevinçli , Ve birazda insanlara ulaşabileceğine dair ümitliyim. Tüm TAĞUTLARI LÂ diyerek red eden ve İLALLAH diyerek imân eden, müminlere karşı yumuşak, müşrik ve kafirlere karşı sert olan kardeşlerimin, kelime i Tevhid (fıtrat kelimesi) İle ilgili eserleri incelerken elimde bulunan ve içi delilleri ile tevhidin doğru anlaşılabilmesi, anlatılabilmesi için, hatta nasıl yaşanması gerektiğine dair ender rehberlerden biri olduğuna inandığım için şiddetle tavsiye ediyorum… Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve sahabesi bu kelime, bu kelimenin korunması ve kalplerde iyice yerleşmesi için en değerli şeyleri feda etmişlerdir. Fani ve dünyevi ganimetlerden hiçbir şeyi bu kelimeye tercih etmemişlerdir. Kureyş Peygamber'e tevhid davetini bırakmasına karşılık efendilik, krallık, mal ve istediği dünya nimetlerini teklif etti ama Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) onların bu isteklerini reddetti. Allahım, bilerek sana şirk koşmaktan sana sığınırız, bilmeden şirk koşmaktan da sana sığınırız. Allahım, bizi müslüman olarak yaşat, müslüman olarak vefat ettir ve bizi salihlere ilhak eyle. Allahım, dünyadaki son sözümü "Lâ ilâhe illallâh" eyle. Allahumme amin
Varlık Âlemindeki En Büyük Kelime: Lâ İlâhe İllallâhAbdullah Muhaysini · Hidayet Yayınları · 20231 okunma
7/10
·496 syf.··
2026 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:04
Kitap hallac i mansurun hayatini ve tasavaffu polisiye roman olarak anlatiyor. Dinlerin yahudilik hristiyanlik islam hinduizm zerdust tao ve mani gibi dinlerin hepsinden bahsediyor ve ortak noktalarina dikkat cekiyor. Bilim dini ispatliyabilir mi , kuantum fizik ve dinler arasinda ki kesismeleri gozler onune seriyor. Tasavvufun temellerini enel hakk hakkinda bahsettiginide goruyoruz. Hallaci mansurun hayati cok duyguluydu benim icin etkilenmemek elde degil. Kitap guzeldi. Bu konulara merakiniz varsa tavsiye ederim
NigahdarBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 20261,761 okunma
Puan vermedi·201 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:26
Kitaba başlama sebebim ateşperest inanç sistemini öğrenmek olmasına rağmen çok daha ilginç bir noktayla karşı karşıya kaldım. Mazdeist inanç sisteminde Ardavirafname’nin yazılma sebebi İskenderin İran’a verdiği tahribatla beraber kaynaklarını kaybedip yoldan çıkan halkın, din önderleri tarafından aralarından en günahsızın seçilip öte dünyaya hazırlanmasını konu alıyor. Yedi gün sürecek bir ötedünya yolculuğu ile Ahuramazda ile buluşacak, günahkarların ve iman edenlerin ahvaline dair gördüklerini döndüğünde insanlığa aktarıp yazdıracak ve böylece tıpkı peygamber gibi bir uyarıcı misyonu yüklenecek. Tanıdık geldi mi? Evet islam inancının miraç hadisesi ile örtüşen noktaları olduğu gibi, Dante’nin İlahi Komedyası ile de birebir aynı. İslamda Muhammed Peygamberin Burak bineği ile göğe çıkıp rabbiyle görüşmesi cennet ve cehennemi görmesi ve buna binaen ümmetini uyarması sözkonusu idi. Dante ise Virgil rehberliğinde cehennem Araf ve cennet yolculuğu yapmıştı. Ardavirafname bu noktada dünyadaki amellerin öte dünyada nasıl muamele göreceğine dair detaylı bir anlatım olmuş. Yazarın ve tarihçi araştırmacıların iddiası ise özellikle Dante’nin bu noktada özgün bir eser oluşturmadığıdır. Çünkü Ardavirafname, ilahi komedyadan önce yazılmıştır. Bu noktada şu çok anlaşılabilir, özellikle Haçlı seferleri ile doğu kaynaklarının batıya taşınması, batı eserlerinin yazımında doğu izi olmasına doğrudan ve dolaylı sebep oluyor. Demek istediğim Dante’nin ilahi komedyası bu türün ilki olarak biliniyordu/ kabul görüyordu, Avrupa merkezli bir tarih dominasyonuna karşı çıkarak Ardavirafname’nin bilinir olmasına önem veriyorum. Okuduğunuzda bildiğiniz birçok semavi öge göreceksiniz.
ArdavirafnameArdaviraf · Pinhan Yayıncılık · 2019210 okunma
Reklam
Reklam