Gölgeler (Yaşadığımız Günler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
493
Gösterim
Adı:
Gölgeler
Alt başlık:
Yaşadığımız Günler
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İBDA Yayınları
"Bir merkez ve ondan yayılan halkalar halinde bir pano... Bu ışıklı panonun merkezi, yazarın kendisidir... Ve sırası gelince yanan her bir halka, gölgesi Adem'in katılıcı veya müşahit sıfatiyle göründüğü hadiseler zincirinden birinin tezahürüdür...

Bunaltıcı bir tecrit, keskin bir teşhis ve yakıcı bir hayal penceresinden, sanat gözüyle çağımız insanının hayat hikâyesi... Böyle bir derinlik ve genişlik, "dünya çapını" kucaklamak demek değil mi?"
296 syf.
·Beğendi·7/10
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun, İbda yayınlarından çıkan 15.eseri ve bu eser bir roman. Kitap da 12 levha var; 1.Levha: Kimlik Tesbiti… 2.Levha: Adem'in Gözüyle... 3.Levha: Adem'in Doğuşu... 4.Levha: Hâdiselerin Mantığı... 5.Levha: Bir Kadın Yaratmak... 6.Levha: Rapor İçinde Oyun... 7.Levha: İhtimalleri Kurcalamak... 8.Levha: Ruhî Çizgiler... 9.Levha: Yeni Dünyanın Eşiğinde... 10.Levha: Hepçilik ve Hiççilik... 11.Levha: Ocak Kızıştı... 12.Levha: Adalet Hanım...Ve bu levhalarda 46 alt başlık var...
Mütefekkir eserini şöyle tarif ve takdim ediyor: Bir merkez ve ondan yayılan halkalar hâlinde bir pano... Bu ışıklı panonun merkezi, yazarın kendisidir... Ve sırası gelince yanan bir halka, gölgesi Adem'in katılıcı veya müşahit sıfatıyla göründüğü hâdiseler zincirinden birinin tezahürüdür...
Bunaltıcı bir tecrit, keskin bir teşhis ve yakıcı bir hayâl penceresinden, sanat gözüyle çağımız insanının hayat hikâyesi... Böyle bir derinlik ve genişlik, "dünya çapını" kucaklamak demek değil mi?...
Keyifli okumalar dileğiyle...
… İşte, kadında kendini arayan erkek ve cesette onu aşan mânâ… Varlığa şahitlik mi? Evet!.. Ama bunun aslı üzerinde değildi Claude!..
İşte kadının, hayatın ve sanatın, kendi kendinden ibaret ve gayesi kendinde tükenici bilinmesinin verdiği mesaj: Her şey bir hiç, öyleyse hâlâ niçin yaşıyorsun? İmanın mı yaşatıyor seni yoksa avanaklığın mı?
Senin yaşatana vereceğin hayatın, verilecek olanı kim, ne? Kadın mı, sanat mı, peynir ekmek mi?
… Bir insan ki, İslâmcılık iddiasındadır ama erkek ve kadın olmanın bir keyfiyet işi olduğunu tınmaz; geç!
… Bir insan ki, namus sözünü sadece kadına âit görür ve onu eve kapadıktan sonra kendi namussuzluğunu meşru görür; geç!
… Bir insan ki, şeriat'e kaşıdır ama, herkesin namus anlayışının kendine ait olduğunu anlamadan "fena" şeylere karşı çıkar; geç!
… Bir insan ki, kendi yaptığını ölçü kabul ederken, bunun "ölçü veya ölçüsüzlük aynı şey" demek olduğunu anlamaz... Ve "namussuz!" deyince kızar; geç!
… Kadının başörtüsü hakkında kendi zavallılığına uygun ve tesettürü müdafaa ederken onu düşürücü makaleler döktüren keleş, kendisinin de erkek olması gerektiğini anlamaz... Ve erkekliği, tenasül âleti zaviyesinden görür; geç!
… Gayesiz, mihraksız, ticarî gaye ve sahte aydın sıfatıyla cinsiyet bahsinde hayvanca çeşitlemeler yapılır ve hiçbir nefs muhasebesi tütmez; geç!
… Her şey her şeye vesile!.. Bazen öyle oluyorum ki, karşılaştığım her insan, etten bir kalıp değil, şu veya bu renkte tecessüm etmiş bir mânâdır; cinsime inkilâp ettireceğim bir görev imkanıdır, sabrımı deneyendir, şevkimi tazeleyendir, olunması veya olunmaması gerekendir, ilhâm verendir, dağıtandır, şuna veya buna vesile olandır, uzaklık veya yakınlık nisbetine alıştırma verisidir, gözüme veya kulağıma değmesi gereken bir kobaydır... Odur, budur, şudur!.. Nihayet insanlık lügatinde bulunması gereken bir kelâmdır!..
… Kadın, bu hâdisenin üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen, ilişkisini sonuna kadar götüremediği sevgilisini değil de, hür olmayı düşledikçe bocalamalardan kurtulamayan kendi zayıflığını hatırlıyor, sadece erkeklerin hakim olduğu bir dünyada zavallılığını daha çok duyuyordu.
Erkekler tarafından yapılınca hoşgörüyle karşılanan davranışları, kadınların da gerçekleştirememesi... Bu ikiyüzlü değerler... Kadınla erkeğin kendilerini eşit hissetmesi için, aynı sosyal statüye sahip olup, eşit miktarda para kazanmayla adil olunacağını sanalar... Karmaşık, daha doğrusu karmakarışık değerler ve düşünceler.
… Düşünün: Kadın ve erkeğin birbirine karşı cazibesinin kaybolmaya başladığı bir çağda, tesettür müdafaa edilirken, "şehvetli nazarlardan saklanan" veya "saklayan..." Efendi, tesettür, kadın OLMAK, insan OLMAK bahsi içindedir; ve sen bu keyfiyetinle, İslâm'ca "insan" veya "erkek" değilsin! Nasıl ki, iyiden uzaklaşmakta olan bir kötü, kötüden daha kötü ise, çöküşün gerisinden giden, ileride gidene nazaran, iyi için, daha kötüdür; iyi, doğru ve güzelin sahtesi, görüntü bulandırıcısı... Şehvet kötü mü? Neye göre, niçin, nasıl? Ah, sefil palyaçoluk!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gölgeler
Alt başlık:
Yaşadığımız Günler
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İBDA Yayınları
"Bir merkez ve ondan yayılan halkalar halinde bir pano... Bu ışıklı panonun merkezi, yazarın kendisidir... Ve sırası gelince yanan her bir halka, gölgesi Adem'in katılıcı veya müşahit sıfatiyle göründüğü hadiseler zincirinden birinin tezahürüdür...

Bunaltıcı bir tecrit, keskin bir teşhis ve yakıcı bir hayal penceresinden, sanat gözüyle çağımız insanının hayat hikâyesi... Böyle bir derinlik ve genişlik, "dünya çapını" kucaklamak demek değil mi?"

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • huzurukalp
  • a
  • H.tugce
  • Küheylan
  • M҉îz҉g҉în҉e҉_İs҉l҉âm҉
  • vaqqas vakur
  • Mustafa Usta
  • Emine
  • Zeyneb Gül
  • Hatice Erciyas

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0