Goethe, sen neymişsin be abi!
Şimdi ben bu kitabı okudum ya, şayet roman yazacak olsam utanır, yazmam. Benim haddim mi Goethe'nin kulvarında bulunmak! Bunca "yazarım" diyenler yazarsa, Goethe ne?
Kitap incelemesinden sapmış gibi oldum fakat bu incecik ama dopdolu kitabı yazmış olan -hem de sadece 2 haftada, sadece 25 yaşındayken- dehayı anmadan yapamazdım.
Werther kardeşimiz, memlekette kız kalmamış gibi gidip elin nişanlı kızına abayı yakıyor. Sonra da aşk mı, imkansızın tutkusu mu, takıntı mı, adına ne derseniz deyin, o meret sonunu getiriyor genç Werther'imizin.
Dipçe: Ben değerlendirme yapamam bu kitaba. Ben kimim ki? Kitap muhteşem, alın okuyun.
Göklerdeki yüce Tanrım! İnsanlara böyle bir kaderi mi layık gördün, insanlar sadece akıllıca davranmaya başlamadan önce ya da tekrar aklını yitirdikten sonra mı mutlu olabiliyor?