Mihail Bulgakov'un bir asır önce yazmış olduğu bu -ımmahh tadı dimağımda kaldı- muhteşem eserini çok geç çevirmiş bizimkiler: 2015'te. Bu ayıp yetmez gibi bir de ben ta 2022'de okudum, püh bana! Siz bu yanlışa düşmeyiniz, zaman kaybetmeden okuyunuz.
Öğrenimini dereceyle bitirmiş teorik bilgisi çok, pratiği yok denilecek kadar az çiçeği burnunda bir hekimin, tayin edildiği ücra bir yerde karşılaşığı bazı vakaları anlatıyor Bulgakov.
İçeriği başlık başlık ayrılmış bu kitapta beni en çok etkileyen bölüm Çelik Soluk Borusu oldu: "her şey bitti" denildiği an gelen "soluk", hayatı hayat yapan olgudur.
Ümidinizi yitirmeyin dostlar.