Kalp, Habsburg milletinin umurunda değildi ama o, Endülüslü veya Doğlu âlimlerin yaptığı araştırmalar sayesinde hasretin ve vuslatın, korkunun ve umudun, merhametin ve nefretin, sevginin ve öfkenin hep kalpte olup bittiğini, insanın iyi yahut kötü yalnızca ama yalnızca kalpten ibaret olduğunu biliyordu. Yıllar sonra, Nasuh efendinin söylediklerini daha iyi anlıyordu. Onun "Kalp adalettir, sevgidir, tövbedir, gözyaşıdır,!" Dediğini artık sık sık hatırlıyor sonra da "Kalp kanaattir, sabırdır, şükürdür, aşktır!" diye ilavelerde bulunuyordu.