Halil CERAN

Halil CERAN
@Halil_51
Kitaplar içinde kaybolmak isteyen bir deli
Memur
lisans
İstanbul
Niğde, 21 Ocak 1988
305 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Bülbül olmaktan bahtiyarım. İnsanlara naşideler okurken kalplerinden riya ve yalanın çekilip gitmesini severim. Seher vurgunlarına gıpta ile bakarım. Bazen nefislerini sorgulayan, bazen gönlündeki aşkla coşan, bazen sevinen; ama en çok da ağlayan seher vurgunlarına... Samimi, teslim olmuş ve kulca... Karşılıklı içimize akıttığımız hasret yaşları ve söylenen ayrılık şarkılarını da severim. Bazen ben onlarla konuşurken içlerinden benimle konuştuklarını bile hissederim. Benim sesimi duyduklarında -belki de gülü anlatmanın etkisiyle- en saf ruh halleri ve en berrak vicdanlarıyla çözüverirler. Çağlar boyunca pek çok kalbin içinden geçenleri duydum ve hissettim bu yüzden. Mazlumların dinmeyen ahları her dönemde seherleri doldurdu.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Reklam
İnsanın içindeki adalet duygusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı, hürmeti kalmayınca da bir yerde insanlık çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir.
Sayfa 514·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ölüm Bizim bugün değilse de er geç yarın yolumuzdur.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Üstad o günden bu günleri anlatmış
Demir çemberlerle sarmışlar her bir yanımızı, yalanla dolanla. Bunlarla nasıl başa çıkarız ki...
Sayfa 381·Kitabı okudu
Okuduğum kitapta çocukluğuma köyüme gidiyorum.
Karnını doyurduktan sonra hep çiğdem soğanı çıkarmaya gider, çiğdem'in çiçeklerinden, yer altındaki en kocaman soğanları bulur çıkarırdı. Solgun, kurumuş çiçeklerin soğanları büyük ve çok sütlü olurdu. Müslüm kököcüyle bir abanmada bir kökü dışarıya alıverirdi. Bu işte çok ustalaşmıştı. En iri çiğdemlerde taş dipleriyle çalı aralarında, kevenlerin altlarında biterlerdi. Koyu sarı, kısa sapı çiçekleri göz kamaştırırdı. Öylesine parlak, öylesine Sarı. Müslüm çiğdem köklerini kazarken hiç bilmediği taze, buğulu bir kokuyla toprak kokar, onun başını döndürür, sarhoş ederdi.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Reklam