Halil CERAN

Halil CERAN
@Halil_51
Kitaplar içinde kaybolmak isteyen bir deli
Memur
lisans
İstanbul
Niğde, 21 Ocak 1988
305 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Çağımız ve geleceğimiz maalesef tehlike altında
Mahremiyet kayboluyordu. Google potes, kedileri ve köpekleri tanıyıp etiketlemeye başlamıştı bile. Bilgisayar teknolojisine sahip olan ülkeler diğerlerini acımasızca yok ediyor, haklarını ellerinden alıyordu. Adalet böyle bir şey olmamalıydı. Demokratik seçimleri manipile edebilen bilgisayar teknolojisi, savaşları yöneten duron teknolojisi, cinsellikleri kategorize eden gen teknolojisi, kısırlığı vizyona süren hibrit tohum teknolojisi ve daha bir yığın teknoloji, siber dünyayı kuracağım diyerek insanlığa zarar veriyor, insanı yok ediyordu. İnternetin en önemli işlevi gözetlemeydi. Devletler, şirketler, portallar sıra sıra hayatlara burunlarını sokuyor, insanları etiketliyor, ayrıştırıyor, düşman ediyordu. Akıllı kameralar, yüz tanıma programları, kimlik bilgileri hepsi, ama hepsi makine teknolojisi ve yapay zeka aleminde insanın aleyhine işliyordu. Netflix, Twitter, Instagram bütün dünyada insanlara ait mahremiyet alanının kişisel verilerini alıp satmaya başlamıştı. Bütün bunlara maruz kalan bir insan hayatından nasıl memnun olabilir ki.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ana rahminin karanlığındaki bebeğe disarda aydınlık bir dünya var deseler, yüce dağlari, dalgananan ovaları, çiçek açan bahçeleri, çağlayan ırmakları, parıldayan güneşi, yıldızlarla dolu gökyüzünü uzun uzun anlatsalar, karanlıklarda bekleyen o bebek, bu güzellikleri duysa bile hiçbirine inanmaz ve yerinden ayrılmak istemez, ayrılmak zorunda kaldığında ise başlar ağlamaya.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Ah Kalp
"İnsan kalbi, evladım, bir hazinedir. Ruhun hazineye ulaşmasını sağlayacak rehber akıldır. Ruhu hazineden mahrum etmek isteyen nefis ise bir düşmandır. Dijital dünyada akıllar doygun ama kalpler açtır. Acıkan kalp, kibirden arındırılmış sevgi sözleriyle, insanın mayasında en baskın unsur olan sevgi göstergeleriyle, tebessümle, vefayla, gayretle, teşekkürle ve elbette ki inançla doymak zorundadır. Kalp doyduğu vakit gözünü açar görünmeyen alemleri görür; kulağını açar, gizli alemlerin konuşmalarını duyar; burnunu hisseder, kimsenin almadığı kokuları alır; damağını yoklar inanç ve bilgeliğin lezzetlerini tadar. Söyle bakalım Yusuf bey oğlum, açlık çeken bir kalple mi ölmek istersin. Doygun bir kalple mi?"
Sayfa 83·Kitabı okudu
Kalbin yalnızca hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayırt etme ve iyi ile kötü arasında tercih yapma özelliğini bile ele alsak onu akıldan Üstün tutmamız gerekir. Kaldı ki kalp bilgi, algı, düşünce ve inancın merkezidir. Her kalbin iki yüzü vardır; biriyle Hakk'a, diğeri ile halka bakar. Bu yüzdendir ki yerlere ve göklere sığmayan Allah bir kalbe sığar. İnsan, Allah'ın girdiği evde her şeyi bulabilir. Kendisinde saklı olanı bile...
Sayfa 69·Kitabı okudu
Din
Ah Ayasofya seni karşılıksız seven Türkler var sadece
9/10
·296 syf.··
2024 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 12:32
Ah Ayasofya meğerse ne acılar sığdırmışsın duvarlarına dehlizlerine.. Herkesin sende bir emeli varmış yaptıran imparator Justinyanus'nun bile dememiş miydi inşaatın tamamlaninca "Ey Süleyman seni geçtim" Ya sonra seni işgal eden Haçlılar tapınak şövalyeleri neler istediler senden ne aradılar neler götürdüler acaba, hangi kutsal emanetlerin peşindeydiler neler bulup neler götürdüler bunlar hiç bilinmiyor ve bilinmeyecek de tarihin gizli sırlarına gömülüp gidecekler. Fatih Sultan Mehmet'in şehre girişi ile bir müddet hüznün son buldu artık duvarlarında Allah'ın adı yankılanır oldu en güzel sesli hafızlar Sen de Kur'an okumak için yarışır oldular. Ya sonra depremlerden yangınlardan dolayı heder oldum ama yıllara inat yıkılmadın. Avrupa'daz Ortadoğu'da, Balkanlar'da, İstanbul'da ve Anadolu'da unutulmayacak eserler veren Mimar Sinan'ın dokunuşu sana çok iyi gelmiş ve ayakta tutmuş günümüze ulaştırmıştı. Osmanlı'nın zayıflaması ile beraber tekrardan sende gizli emelleri olan tadilat yapma bahanesiyle yine sana geldiler ne aradılar ne buldular hiç bilmiyoruz. Öncelikle bu esere çok geç kaldığımı düşünüyorum hatta eser'in yazıldığında Ayasofya hala müzeydi. Yapım aşamasından tutun haçlıların emelerine Osmanlı zamanında yapılan tadilatlar ve sonrası ama hala muaamma kalan Ayasofya ve Sultanahmet altındaki dehlizler mağaralar önümüzde koskoca bir tarih canlanıyor. Herkesin bir solukta okuyacağına eminim kitapla kalın.
Tarih
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Destek Yayınları · 20201,668 okunma