Birkaç yıl önce ufak Balkan devletleri önünde tarumar olan bir ordunun birkaç yıl içinde nasıl kendisini böyle toparladığı ve Enver Paşa'nın harbiye nazırı olarak yaptığı reformların nasıl bu kadar kısa sürede etkisini gösterdiği, açıklanmayı bekleyen konulardan biridir.
.... hükümetin Edirne'yi Bulgarlara vermeyi düşündüğü ortaya çıkınca, imparatorluğu kurtarma iddiasındaki İttihat ve Terakkiciler hükümet binasını basıp darbe yapacaktı. İronik bir şekilde iki ay sonra Edirne'yi kaybeden bizzat kendileri olacaktır.
..... Ankaralı kadınların Halide Edib'e, "Fakat niçin Ankara'da, İstanbul İngilizlerin elindedir diye ümitsiz bir savaşa giriştik? Biz onları yenip dışarı atabilir miyiz? Ankara'nın yarısı Çanakkale'de şehit oldu. Ne Faydasını gördük?"
Karşımızda hayaller peşinde koşan bir "vizyoner"den çok, ince eleyip sık dokuyan bir "stratejisyen" bulunmaktadır. Esas mahareti hayal etmekten çok, zaten daha önce de gündeme gelmiş birçok radikal reformu pratiğe dökmeyi başarmasındadır.
Onun esas alamet-i farikası Anadolu'ya geçmek ve bir direniş başlatmak değildir; zira benzer bir durumda olan başkaları da vardır. Mustafa Kemal'in başarısı, yurt sathındaki direniş potansiyelini manalı siyasal sonuçlar üretecek bir organizasyona kavuşturmasıdır.