Almanya ‘da Fuat Hoca nın çalışmalarından haberdar olanın hemen hemen herkesin hocaya “peki müslümanlar bilimde bu kadar ileri olduklarına göre neden bugün bu kadar geriler ?” sorusunu yönelttiğini söylüyor hoca . Ardından hoca bu soruları biraz çeviriyor ve “Müslümanlar ne yapmışlardı da bu kadar ilerlemişlerdi ‘“ye dönüştürüyor . Kitabın sonuna geldiğinizde bunun cevabına erişiyorsunuz aslında ama ben birkaç ilgimi çeken konuya değinmek istiyorum .
İlki , Avrupalılar Müslümanlardan bir şey öğrenirken bunu düşmanlarından almak olarak görürken , Müslümanlar karşıdakinin dinine bakmaksızın alıyorlardı .
İkincisi ,Müslümanların eserlerine bakıldığında o eseri yazarkenki heyecanlarını , duydukları sevincin bile hissedilebildiği konusu geçiyor kitabın bir bölümünde . Günümüz eserlerine diyorum ne kadar büyük bir ders var buradan .
Üçüncüsü , Müslümanların kaynak gösterme konusunda ne kadar hassas olduklarını ve bunun da hadis rivayeti konusunda gösterdikleri hassasiyetten kaynaklanabileceği görüşünü savunuyor rahmetli hocamız .
Son olarak şunu da eklemek istiyorum ki Müslümanların eser tenkid ederken ahlaki bir prensip uyguladıklarını ve öyle rastgele şu hırsızdı , şu benden gördü , bir şey bildiği yok vb. cümleleri kullanmakta Allah ‘tan korktuklarını okudum bu kitapta . Gerçekten etkilenmemek elde değil . Hocamızın dil öğrenme konusundaki ustalığına ve günde yaklaşık 17 saat çalışmasına değinmedim bile . Hocamıza Allah rahmet eylesin ,inşallah ilme olan heyecanı onu ilim kapısından geçenlerden eder .