Halime Acar

Halime Acar
@Halimeacar
instagram.com/kayipkitap__?ig... Bir ev kızının okuma günlüğü DM YOK

Halime Acar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:00
·
2026 11. kitabı
Seray Şahiner
8/10 · 967 okunma
Reklam
7/10
·384 syf.··
2026 10. kitabı
Esmâ'ül Hüsna'nın doğa da bilim de insan hayatının her yerinde olduğu, ve bir çok insanın Allah'ın 99 isminin özelliklerin insan da yer aldığı Ne düşünürsek ne hissederek onu yaşadığımızı Olumla yaparken Allah'ın isimlerinin ne kadar etkili olduğu 7nin hem doğa da hem Kur'an-ı Kerim deki sırrını İçimdeki bu potansiyeli dışarı çıkarabilmek ve bunu fark edebilmeyi Kelimelerin insan ağzından çıktığında insan üzerindekii olumlu ya da olumsuz etkisi Şükür etmenin hem de hem bilimsel olarak ne kadar etkili olduğu İkili ilişkiler de frekansı artırmanın mutlu olmanın nasıl değiştiğini Hayatımızı değiştirecek teknikler vs... Bu kitabı okurken, klasik bir kişisel gelişim anlatısından çok daha fazlasıyla karşılaştım. Sayfalar ilerledikçe bana şunu hissettirdi: İnsan sadece düşüncelerinin değil, niyetinin, kelimelerinin ve farkındalığının toplamıdır. Yazar, bilimsel verilerle tasavvufi bilgiyi yan yana getirirken, bu iki alanın aslında birbirine ne kadar temas ettiğini sade ama derin bir dille gösteriyor. Kitap boyunca “değişim” kavramı büyük ve ulaşılmaz bir şey gibi değil; küçük fark edişlerle, bakış açısını yavaş yavaş dönüştürmekle mümkünmüş gibi anlatılıyor. Bu da okurken baskı hissettirmiyor, aksine sakin ve akıcı bir yolculuk sunuyor. Kitap biraz tekrara düşmüş onun dışında o kadar çok not aldım ki hayatım bir çok yerinde onları uygulamaya başladım bile.
Dönüşümün SimyasıPınar Özkan · Destek Yayınları · 202534 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Firuze gider…Onun gidişiyle Orhan karanlığa gömülür. Yokluğu, bir sessizlik gibi çöker üzerine. Orhan içine kapanır; sustuğu her anda Firuze vardır. Onun sesi kulaklarında çınlar, varlığı kalbinde ağır bir iz gibi durur. Firuze gitmiştir ama Orhan’ın dünyasından hiç çıkmamıştır. Bu hâlini en yakından gören kişi, çocukluk arkadaşı Naci olur. Orhan’ın günbegün biraz daha silindiğini, hayata tutunmakta zorlandığını fark eder. Artık seyirci kalamayacağını anladığında, “Bir şeyler yapmak gerekiyor” diyerek çareyi eski hocası Erman Hoca’ya gitmekte bulur. Birlikte Orhan’ın bu karanlıktan çıkması için bir yol ararlar. Erman Hoca, Orhan’a on günlük bir süre tanır. Bu süre, yalnızca zaman değil; yüzleşmenin, hatırlamanın ve belki de iyileşmenin süresidir. O on gün boyunca Firuze ile Orhan’ın aşkına, aralarındaki derin ve sarsıcı bağa, birlikte ördükleri hikâyelere tanıklık ederiz. Peki Firuze neden gitmiştir? Bu büyük aşkı ayıran sebep neydi? Bir ayrılık mıydı onları bu hâle getiren, yoksa söylenememiş cümlelerin, yarım kalmış duyguların ağırlığı mı? Kitaba başladığımda beni bu kadar derin, katmanlı ve zihnin karanlık köşelerine dokunan bir hikâyenin beklediğini hiç tahmin etmiyordum. Sayfalar ilerledikçe “ne oldu, neler yaşandı?” sorusu zihnimin bir köşesinde sürekli canlı kaldı; merak duygusu hiç azalmadı. Alt metinleri son derece kuvvetli, okuru sadece olaylara değil, karakterlerin iç dünyasına da ortak eden bir anlatımı vardı. Özellikle bazı bölümlerde, “Firuze ne yaptı da Orhan bu hâle sürüklendi?” diye düşünmeden edemedim. Orhan’ın yaşadığı kırılmalar, içe kapanışı ve zihinsel savrulmaları o kadar gerçekçi aktarılmıştı ki, bir noktada Firuze’nin gerçekten var olup olmadığını, yoksa Orhan’ın zihninde yarattığı bir hayal mi olduğunu sorguladım. Bu belirsizlik duygusu,
ZefiruAziz Mahmut Şahin · İstasyon Yayınları · 202521 okunma