Halime Acar

Halime Acar
@Halimeacar
instagram.com/kayipkitap__?ig... Bir ev kızının okuma günlüğü DM YOK
8/10
·336 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 00:00
Nava, tesadüfen bulduğu bir defterin kapağını açtığında içinde Elian adının yazılı olduğunu görür. Defteri sessizce çantasına koyar ve hiçbir şey olmamış gibi arkadaşlarının yanına döner; yüzünde alışılmış o sahte gülümseme, takılı bir maske gibidir. Bir gün sosyal medyadan gelen sıradan bir mesajla Alex hayatına girer. Başlarda her şey yolundadır; ta ki Alex yavaş yavaş değişene kadar. Ardından Nava’nın hayatından sessizce çıkar. Çünkü Nava’nın yaşadığı Mira evreninde her şey sahtedir. Burada gerçek olan yaşadıkların değil, sosyal medyada nasıl göründüğündür. Filtreler, beğeniler ve algılar gerçeğin yerini almıştır. Nava bulduğu defteri okumaya başladıkça, satırların kendi hayatını açığa çıkardığını fark eder. Sanki defter, onun bastırdığı duyguları ve kaçtığı gerçekleri gün yüzüne çıkarıyordur. Böylece içsel yolculuğu başlar. Mira’da daha fazla sıkışıp kalacağını anlayan Nava, bir arkadaşının tavsiyesiyle Aura evrenine geçer. Burada her şey kusursuzdur; simetri hâkimdir. Düşündüğü her şeye anında sahip olabilir. Erkek arkadaşı bile robotik bir sadakatle Nava’nın yanındadır. Ancak tüm bu mükemmelliğin içinde eksik olan tek şey vardır: duygu. Hisler yoktur, derinlik yoktur. Sonunda Nava, Unaya evrenine geçer. Burada her şey olması gerektiği gibidir. Ne fazla süslenmiş ne de bastırılmıştır. Duygular gerçektir, yaşananlar hissedilir. İnsanlar maskesizdir; acı da mutluluk da olduğu hâliyle kabul edilir. Peki Nava bu evrende neler yaşayacaktır? İçindeki boşluğu gerçekten doldurabilecek midir? Yazar, kişisel gelişimle roman türünü ustalıkla harmanlamış. Kitap asla öğüt verir gibi konuşmuyor; tam tersine okudukça, farkında olmadan söylenenleri hayatına uygularken buluyorsun kendini. Bu üç evren, bana göre insanın içsel çatışmalarını ve olgunlaşmaya giden yolculuğunu
ElianZaya Blaze · Destek Yayınları · 202531 okunma
Reklam
10/10
·165 syf.··
2025 87. kitabı
Kitapta yedi hikâye yer alıyor ve bu yedi hikâyenin ana fikri bana göre aile olmak, aile olabilmek ve aile sevgisi üzerine kuruluydu. Okurken bu hissiyatı yoğun bir şekilde aldım. En çok sondaki Fesli Adam’ın hikâyesi içimde derin bir hüzün bıraktı. Mavi Zippolu Adam ise beni en fazla düşündüren hikâye oldu. 7 Hikâye 1 Fikirizm, kısa metinlerle uzun uzun düşündüren bir kitap oldu benim için. Her hikâye başka bir hayata açılan pencere gibi; kimi sert, kimi yorgun, kimi fazlasıyla tanıdık. Ortak noktaları ise hepsinin insanın içini dürtmesi. Atakan Zehir, süslü cümlelerin arkasına saklanmadan, doğrudan ama çarpıcı bir anlatım kurmuş. Hikâyeler bittikten sonra asıl mesele başlıyor: okur olarak sen ne hissediyorsun, nerede duruyorsun? Çünkü bu kitap sadece anlatmıyor, tanıklık ettiriyor. Bazı hikâyeler kısa olmasına rağmen etkisi uzun sürüyor; “burada benden bir parça var” dedirtiyor. Fikirizm kavramı ise kitabın sonunda değil, her hikâyenin arasında yavaş yavaş zihnine yerleşiyor. Hızlı okunuyor ama kolay hazmedilmiyor. Bitirdiğimde elimde bir hikâye kitabından çok, farklı hayatların bıraktığı izler vardı. Sessiz ama güçlü bir okuma deneyimi oldu.Her bir hikâyenin kendi içinde bölümlere ayrılmış olması ise ayrıca çok hoşuma gitti. Yazarın kalemi gerçekten çok güçlü; sade gibi görünen cümlelerin altına derin duygular ve anlamlar yerleştirmeyi başarıyor. Okuru yormadan, hatta fark ettirmeden içine çekiyor ve her hikâyede tanıdık bir his, geçmişten bir iz ya da içimizi sızlatan bir gerçek bırakıyor. Anlatımındaki samimiyet, karakterleri birer kurgu olmaktan çıkarıp hayatın içinden insanlar hâline getiriyor. Bu yüzden kitap bittiğinde hikâyeler geride kalmıyor; insanın zihninde ve kalbinde yaşamaya devam ediyor.
7 Hikaye 1 FikirizmAtakan Zehir · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20252 okunma

Halime Acar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 00:00
·
2026 4. kitabı
Metehan Baltacı
8.9/10 · 47 okunma

Halime Acar

, bir kitap okudu
8/10
·336 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 00:00
·
2026 3. kitabı
Zaya Blaze
8.5/10 · 31 okunma
7/10
·152 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 00:00
Nurperi, daha yeni anne karnındaki bebeğini kaybetmiş; ne hissetmesi gerektiğini bile tam olarak kestiremeyen bir kadın. Acısı var ama adı konulamayan bir boşluk da onunla birlikte büyüyor. Anneannesi Afet, tanınmış bir sanatçı. Hayatını sahnelerde, alkışların arasında geçirmiş; ancak geçirdiği bir kaza sonucu kalçasını kırınca hastaneye kaldırılıyor. Bu hastane odası, sadece fiziksel bir iyileşmenin değil, yıllardır konuşulmayanların da mekânı hâline geliyor. Nurperi’nin annesi Nur ise annesinin tam zıddı bir hayat yaşamış. Afet ne kadar göz önündeyse, Nur o kadar görünmez kalmış. Annesinden yeterince sevgi görmemiş; sanat ve sahne her zaman kızından önce gelmiş. Belki de bu yüzden Nur, kendi annesinin yapamadığını yaparak kızı Nurperi’nin hayatına fazlasıyla dahil olmuş. Hatta kızının ismini bile kendisiyle özdeşleştirerek seçmiş. Üç kuşak, üç kadın ve tek bir hastane odası… Afet Hanım konuştukça geçmişe gömülmüş sırlar, suskunluklar ve yarım kalmış duygular birer birer ortaya çıkıyor. Bu süreçte üç kadın da kendi geçmişleriyle ve yaşadıklarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Belki de birbirlerini ilk kez bu kadar yakından tanıyorlar. Nurperi içinse işler daha da karmaşık. Eşi çocuk istemekte, ancak Nurperi şu an buna hazır olmadığını hissediyor. Yaşadığı kaybın ardından bu durumu eşine nasıl anlatacağını bilemiyor. Vereceği karar yalnızca kendi hayatını değil, üç kadının da yolunu etkileyecek gibi duruyor. Kuşaklar arasında geçen kurguları okumayı sevdiğim için kitap beni temasıyla yakaladı. Afet Hanım’ın konuşmalarıyla geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen bir anlatım vardı. Karakterlerin içsel çatışmaları, duygusal çözümlemeleri oldukça güçlüydü. Ancak anlatım dili bana zaman zaman fazla kasvetli geldi. Kitabın bölümlere ayrılmış olmasını isterdim. Yine de
Önden Üç BiletGülsel Ceren Güneş · Doğan Solibri Yayınları · 202559 okunma
Reklam