Halime Acar

Halime Acar
@Halimeacar
instagram.com/kayipkitap__?ig... Bir ev kızının okuma günlüğü DM YOK

Halime Acar

, bir kitap okudu
10/10
·165 syf.··
2025 87. kitabı
Atakan Zehir
10/10 · 2 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·440 syf.··
2025 82. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 00:00
Ana, doğumdan sonra felç kalır ve hayatı bir anda altüst olur. Yeni doğan bebeğiyle birlikte onu artık çok daha zor bir mücadele beklemektedir. Bu süreçte Ana ve Raif, hiç beklemedikleri bir haber alır: Ülkenin en görkemli ve en meşhur yapılarından biri olan Deptford’daki bir daireyi kazanmışlardır. Ana, oraya adımını atar atmaz yoğun bir huzursuzluk hissine kapılır; “Biz buraya ait değiliz” duygusu peşini bırakmaz. Tüm tereddütlerine rağmen yine de taşınırlar. Dairenin en üst katlarda olması, Ana’nın tekerlekli sandalyeyle verdiği yaşam mücadelesini daha da zorlaştırır. Günler geçtikçe bebekleri Charlie’nin durmak bilmeyen ağlama krizleri, evde yaşanan tuhaflıklar, Ana’nın gördüğü açıklanamaz şeyler ve duyduğu fısıltılar giderek artar. Olmadık yerlerden çıkan böcekler ve yan komşunun yaşadıklarına tanıklık etmesiyle Ana’nın endişeleri büyür. Tüm bunları Raif’e anlatmaya çalışsa da, onu bir türlü inandıramaz. Peki Raif, Ana’ya inanacak mı? Deptford Apartmanı’nda gerçekte neler yaşanıyor? 2023’ün “korku romanı” olarak anıldığı için beklentim oldukça yüksekti. Gerim gerim gerileceğimi, korkuyu iliklerime kadar hissedeceğimi düşünüyordum; ancak kitap bu anlamda beklentimi tam olarak karşılamadı. Psikolojik gerilim ve arada gelen fısıltılar huzursuzluk verse de, yoğun bir korku hissi yaratmıyor. Bazı bölümlerin gereğinden fazla uzatılması, zaman zaman ana fikirden kopmama neden oldu. Buna rağmen merak duygusu ve gerilimin genel olarak ön planda olduğu bir kitaptı. Modern bir şehirde, gotik ve eski bir apartmanda geçen olayların atmosferi başarılı şekilde yansıtılmıştı. Ana’nın başlangıçta bebeğine karşı mesafeli duruşu, ilerleyen süreçte tekerlekli sandalyeye rağmen çocuğunu korumaya çalışan güçlü bir anneye dönüşmesi ise etkileyici bir şekilde işlenmişti. Kitabın
Dehşet ApartmanıNat Cassidy · Nox Yayınları · 202574 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2025 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 00:00
Zengin John Marshall Glenarm öldüğünde, tüm mirasını torunu Jack’e bırakır; ancak bunun iki önemli şartı vardır. Jack, bir yıl boyunca Glenarm Malikânesi’nde yaşayacak ve bu süre içinde malikâneden hiçbir şekilde ayrılmayacaktır. Ayrıca, St. Agatha Okulu’nda görev yapan Rahibe Teresa’nın yeğeni Marian Devereux ile beş yıl boyunca evlenmemesi gerekmektedir. Aksi hâlde, tüm miras St. Agatha Okulu’na bağışlanacaktır. Avukat bu şartları Jack’e ilettiğinde, özgürlüğüne düşkün olmasına rağmen Jack mirası kabul eder. Malikâneye adım attığında, mumlarla aydınlatılan bu kasvetli yerde bir yılını nasıl geçireceğini düşünür. Ancak hiçbir şey sandığı kadar kolay olmayacaktır. Tuhaf sesler, açıklanamayan tıkırtılar, ölümle burun buruna geldiği anlar ve John Marshall’ın dilden dile dolaşan hazinesinin peşine düşen hazine avcıları, Jack’i kendini hiç beklemediği bir karmaşanın içinde bulmasına neden olur. Yaşanan entrikalar ve ardı ardına gelişen olaylar, Jack’i bambaşka bir yola sürükleyecektir. Kitap, 1900’lü yılların başında yazılmış ve dönemin atmosferini oldukça başarılı bir şekilde yansıtıyor. Daha ilk sayfalardan itibaren güçlü bir merak duygusu yaratmayı başarıyor. Gotik ve romantik öğelerin hâkim olduğu bu hikâyede; gizem, aşk ve gerilim iç içe geçerek etkileyici bir kurgu ortaya koyuyor. Dilinin sade ve anlaşılır olması sayesinde kitabı elimden bırakmadan okudum. Okudukça bazı gelişmeleri tahmin etmek zor olmasa da, finalin büyük ölçüde beklediğim şekilde sonuçlanması beni rahatsız etmedi. O büyük ve labirent gibi malikanede mum ışığında sizde bazı şeylerin peşinde düşmüş ve gelen tıkırtılar takip ederken hissediyorsunuz kendinizi
Bin Mumlu EvMeredith Nicholson · Maya Kitap · 2020175 okunma
7/10
·176 syf.··
2025 81. kitabı
İlk bölümde yedi çakranın hem fiziksel hem de enerjik olarak nerede konumlandığını, renklerinden elementlerine, kristallerinden kokularına kadar ince ince anlatılması kitabın temelini çok sağlam kurmuş. Özellikle mandalalarının ve her bir çakranın ana temasının açıklanması hoşuma gitti; kafamda net bir harita oluştu. İkinci bölümde auranın ne olduğu ve kaç bedenden oluştuğu anlatılırken, enerjinin vücudun dışındaki katmanlarını da görmeye başladım. Üçüncü bölümde ise bulunduğumuz ortamın, karşılaştığımız insanların ya da günlük hayatın içindeki enerjilerin üzerimizde bıraktığı etkiler açıklanıyor. Bu kısım özellikle hayatın içinde sık sık hissettiğim ama adını koyamadığım durumları anlamamı sağladı. Dördüncü bölüm, negatif enerjilerden nasıl arınacağımıza ayrılmış. Yöntemler açık ve uygulanabilir şekilde anlatılmış. Beşinci bölümde meditasyonun mantığı, nasıl yapılacağı ve korunma teknikleri çizimlerle desteklenmiş; bu da uygulamayı daha somut hale getiriyor. Altıncı bölüm tamamen arınma meditasyonuna odaklanıyor. Yedinci bölümde bolluk kavramının sadece maddiyatla sınırlı olmadığı, aslında hayatımızda eksik hissettiğimiz her alanın bir “bolluk” konusu olabileceği anlatılıyor. Bu bakış açısı oldukça yol gösterici. Sekizinci bölümde 21 günlük bolluk meditasyonunun nasıl yapıldığı adım adım açıklanmış. Dokuzuncu bölüm yazarın okuyuculardan gelen sorularına ayrılmış; pratik detaylar bu kısımda toparlanıyor. Son bölümde ise deneyimler yer alıyor, hem yazarın hem de uygulayanların yaşadıkları aktarılıyor. Genel olarak kitap, enerjiyi, arınmayı ve bolluk bilincini sade bir dille anlatıp adım adım uygulamaya yönlendiren bir rehber niteliğinde.
Sihirli Mucizeler: Dönüşüm RehberiZafer Altıntaş · Maya Kitap · 202513 okunma