Kira North,şimdiye kadar istediği her şey elinin altında olmuş, hep ailesinin desteği ve parasıyla yaşamıştır. İkiz kız kardeşi evlenip Danimarka’ya yerleştikten sonra, Kira da kendi ayakları üzerinde durmak ve her şeyden uzaklaşmak ister. Bu amaçla, uzun süredir kapalı olan Dream Harbor kasabasındaki yılbaşı ağacı çiftliğini satın alır.
Kira’nın gelişi tam Noel zamanına denk gelmiştir, oysa kendisi Noel’den hiç haz etmemektedir. Soğuk ve bakımsız olan bu çiftliği, kimseden yardım almadan kendi başına adam etmeyi düşünür. Tam o sırada, ablasını ziyarete gelen ve Noel tatilini kasabada geçirmek isteyen Bennet devreye girer. Kira her ne kadar yardım kabul etmese de, Bennet bu konuda ısrarcı olur.
Kasaba halkı ise çiftliğin yeniden açılmasına sevinirken, bir yandan da çiftlikle ilgili büyük dedikodular döndürmektedir. Halk arasında ya çiftlikte gizli bir ceset olduğu ya da gömülü büyük bir hazine bulunduğu konuşulmaktadır; kasabalılar bu sırrı ortaya çıkarmasını Bennet’tan isterler.
Bennet’ın çiftlikte olduğu bir anda kar fırtınası çıkar ve orada kalmak zorunda kalır. Bu süre zarfında ikili arasında bir yakınlaşma başlar. Noel tatili bittikten sonra geri dönmek zorunda olan Bennet, çiftlikteki büyük sırrı öğrenebilecek midir ve ikili arasında neler yaşanacaktır?
Dream Harbor serisinin üçüncü kitabı ile karşınızdayım. Bu seferki hikayemiz, kasabaya gelen iki yabancı arasında geçiyor. Kitap, tam Noel ruhunu yaşatan, sevimli ve sıcak bir hikayeydi.
Kasaba temalı kurguları her zaman sevmişimdir; çünkü o arkadaşlık bağlarını ve herkesin birbirini tanıdığı o atmosferi çok hoş buluyorum. Ancak karakterimiz Kira'ya birçok yerde sinir oldum. Kendi ayakları üzerinde durmak, bence hiçbir kimseden yardım almayacağın anlamına gelmiyor.
Benim için sakin, okuyucuyu yormayan;