Lara annesini kaybetmiş babasıyla yaşamakta ve ara sıra babasının yaptığı dedektiflik işinde ona gizliden de olsa yardım etmeye çalışır
Kızıl Şehir 'de Üniversite de tarih bölümünü okuyup tez hazırlamakta
Yine gizli gizli tek başına bir şeyler takip ederken başına bir şey gelir ve hemen zümrüt yeşili gözlere sahip Mikail onun yanında bitiverir ve Lara'yı kurtarır
Lara babasının ölüm haberini alır yanında yine Mikail vardır.
Mikail ve arkadaşı Hermes kendi savaşçılarıni aramaktalar çünkü onlar birer gardiyandır ve Mikail sürekli Lara'yı koruma iç güdüsüyle ile hareket etse de anlam veremediği şeyler vardır çünkü savaşçılar genelde Arkasya şehrinden olmaları gerekiyordur
Yüzyılda bir yaşanan Savaş kapıya dayanmıştır ve Lara'nın artık her şeyi öğrenmesi gerekiyordur.
Lara'nın iki gardiyanı vardır diğeri ise Rafael'dir ikisi de Lara'yı savaşa hazırlamaları gerekiyordur.
Tüm bu olanlara Lara'nın tepkisi ne olacaktır.
Yine çok güzel bir fantastik Kitap okudum insanı sıkmayan yormayan o evrene o dünyayı okuyucuyu içine alabilen kafa karıştırmayan bir kitap
Gardiyanlar savasçılar kelimeciler büyücüler kehanetçiler nişancılar ve tabi kötü kalpli iblisleri kontrol eden içleri kötülükle dolmuş olanlar da var
Mikail'in naifliği koruyucu Lara'yı incitmemesini ve zümrüt yeşili gözlerini (çünkü bütün kitap boyunca mikail'i böyle tanıtıyor yazarımız) sevsem de Rafael'in munzurluğunu hazır cevaplığını gerçekçiliğini yani kısacası karakterini daha çok sevdim diyebilirim.
Ah Hermes'in arkadaşlığıni çok beğendim
Kitap her sayfasında merakla okunuyor çünkü Arkasya şehrinde neler yaşanacak diye diye okudum
Sonuna bir tık üzülmüş olsam da yine de Arkasya evrenini sevdim