insan soyunun güçlerinin büyük bölümü bütünüyle lüzumsuz ve gereksiz olan şeyleri bu küçük azınlığa tedarik etmek için gerekli olan şeyleri üretmekten el çektirilir.
Dolayısıyla bir yanda lüks denilen şey var olduğu sürece, diğer yanda kaçınılmaz olarak, buna ister sefalet ister kölelik, poroletarius ya da servus densin, aşın çalışma ve sefil bir hayat olacaktır.
Düşünsel yeteneklerin eğitime gereksinim duyduğu bir gerçektir, nasıl ki doğanın birçok ürünü, eğlenceli ya da yararlı olmaları için yönlendirmeye gereksinim duyuyorsa. Fakat nasıl ki burada yönlendirme ya da eğitim orijinal malzemenin yerini tutamıyorsa, orada da böyledir. Bu sebepten ötürü salt kazanılmış, öğrenilmiş ya da zorla benimsetilmiş. dolayısıyla gerek düşünsel, gerekse ahlaki, a posteriori olan bütün nitelikler aslında hakiki değil, cevheri-muhtevası olmayan boş birer görünüştür. Bu nasıl ki doğru metafiziğin bir sonucu ise tecrübeyi derinden kavrayan bir kavrayışın da söyleyeceği bundan farksızdır.
Dolayısıyla kişisel eylemlerimiz hiçbir surette özgür değildir; diğer yandan her birimizin kişisel karakteri kendi özgür edimi olarak kabul edilmelidir.