Halis Tan

Halis Tan
@Halistan
"Dünyadaki en sağır edici ses, acı çeken bir mazlumun suskunluğudur! "
Ögretmen
Lisans Felsefe ve Edebiyat
Eskişehir
Eskişehir
14 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Öğrenme sevincinden aşağı kalmayan bir başka sevinç de, düşünen insanlarla kendini birlik halinde duymanın, “ispatlıyorum, öyleyse birleştiriyorum” diyebilmenin verdiği sevinçtir. İnsanoğulları, mutluluk dedikleri şeyin en temizini, kendilerini başkalarına yaklaştıran duyguda aramışlardır. Rousseau’ya göre: “Biz yalnız kendimizin değil, başkalarının da mutlu olmasını istiyoruz ve bu mutluluk bizimkine zarar vermedikçe onu arttırır”.
Reklam
Sayısız dinler ve felsefeler, herkese: “Erdemli olmaya, kendi ruhunuzu kurtarmaya bakın!” diyerek, ahlak sorununu basite indirmişlerdir. Dört bir yanı kötülükler, bayağılıklarla çevrili bir insanın kendi kusursuzluğu ile övünebilmesi olacak şey midir? Bireysel denilen ahlak topluluğun ahlakına bağlıdır ve asıl sorun da, bir insan topluluğunun şu ya da bu üyesini yükseltmek değil, topluluğun kendisini yükseltmektir. Bilim ahlakı, toplumlarımızı yükseltecek güçte olan şu iki büyük duyguyu, kötülükten nefret ile insan sevgisini uzlaştırmamızı başaracaktır.

Halis Tan

, bir kitap okudu
9/10
·138 syf.·
Beğendi
·
2017 6. kitabı
Albert Bayet
8.5/10 · 170 okunma
Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? “Anlatsam mı, anlatmasam mı?” kararsızlığımız. “Bu sevgi beni acıtır mı?” kuşkularımız.
İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.