Aşk her şeyden evvel hissi bir alışkanlıktır. Gözleriniz belli bir güzelin yüzüne alışır; muhayyelemiz belli bir hava içinde sarılı kalır; kalbimiz yanlız bir sesin, bir ismin tiryakisi olur ve bunu değiştirmek zorunluluğu başgösterince insan kendini çırılçıplak soyulup evinden sakağa atılmış, kimsesiz, avare yaşamağa mahkum olmuş hisseder.
"Hayalleriyle hayatı arasında uçurum olmamalı insanın. Hayalin bile saygısı olmalı gerçeğe. Umulur ki o vakit gerçeklik de bizim hayallerimize saygı duyar, bir nebze hakikat katardı onlara."
Bir günah bulsam da işlesem. Göt kadar kasabada üç meyhane. Beş tekel büfesi. Dört cami. Kasabalı ellisine kadar meyhanelerde içip içip, ölene kadar camilerde nedamet getirecek. Dünyanın en zor işi ölmek. Kasabada pazar günleri gibi.