Son dönemler okuduğum en ilginç kitaptı cidden. Kitap, birçoğumuzun da hayatında karşılaştığı tanıdık bir tiplemenin içini dökmesine odaklanıyor. Bu kişi, statüsü yüksek, başarılarına rağmen oldukça alçak gönüllü, çok çok cömert, tam anlamıyla yüksek konumuyla beraber iyilik timsali bir adam. Bu kişi, insanoğlunun (belki günümüz insanının bilemiyorum) yaşamındaki bazı toplumsal değer ve tutumlarını adeta eleştiri bombardımanına tutuyor, onları olabilecek en karanlık ve sefil hislere kadar sorgulatıyor bize. İnsan yaptığı iyi veya kötü girişimlerinin arka planını ne kadar az kurcalarsa o şey onun için o kadar anlamlıdır, aslında birçok şey için bu geçerli, gelin görün ki ana karakterimiz o iyilik timsali kişiliğinin dışardan görülen tüm eşsiz güzelliklerinin arkasını deşerek onlardaki çıkarcı, kirli taraflara odaklanan, içten pazarlıklı ve tabiki sahte taraflarını gösteriyor. İnsan niye iyilik yapar diye düşünürüz, genelde o olayın pragmatikliğini maddi çıkarlarda ararız, eğer orada bir şey bulamadıysak safiyane kabul edip bırakırız, ancak bu gerçekten böyle midir? Belki de dostumuzun dediklerini duyduktan sonra bunu birdaha düşünürsünüz.