Vaktiyle tanınmış bir katolik rahibiyle bir münazara yapmıştım. Münakaşamız bilhassa mülkiyet meselesi üzerinde temerküz etmişti. O, ferdî ve hususî mülkiyetin taraftarı olduğunu iddia etti. Fakat ben de aynı fikirde olduğumu söylediğim zaman şaşırdı.
«Siz bir sosyalist olduğunuza göre buna nasıl taraftar olabilirsiniz?» dedi. Ben de sırf bu yüzden, yâni ferdî ve hususî mülkiyetin lehinde olduğum için sosyalist olduğumu söyledim.
«Benim kapitalizmden asıl şikâyet ettiğim nokta, kapitalizmin İngiliz halkının büyük bir kısmını ferdî, hususî mülkiyetten mahrum etmiş olmasıdır.» dedim ve kendisine halkımızın beşte dördünün yüz İngiliz lirasından aşağı bir mülkiyetle hayatının sonuna vardığını gösteren rakamları zikrettim.
Sayfa 5 - sosyal yayınlar, 1962