Razilo

Razilo
@HalunSmos
543 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
sosyalistler mülkiyete karşı mı?
Vaktiyle tanınmış bir katolik rahibiyle bir münazara yapmıştım. Münakaşamız bilhassa mülkiyet meselesi üzerinde temerküz etmişti. O, ferdî ve hususî mülkiyetin taraftarı olduğunu iddia etti. Fakat ben de aynı fikirde olduğumu söylediğim zaman şaşırdı. «Siz bir sosyalist olduğunuza göre buna nasıl taraftar olabilirsiniz?» dedi. Ben de sırf bu yüzden, yâni ferdî ve hususî mülkiyetin lehinde olduğum için sosyalist olduğumu söyledim. «Benim kapitalizmden asıl şikâyet ettiğim nokta, kapitalizmin İngiliz halkının büyük bir kısmını ferdî, hususî mülkiyetten mahrum etmiş olmasıdır.» dedim ve kendisine halkımızın beşte dördünün yüz İngiliz lirasından aşağı bir mülkiyetle hayatının sonuna vardığını gösteren rakamları zikrettim.
Sayfa 5 - sosyal yayınlar, 1962
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Seninle benim bedenimin etkileşimi bir hükmetme ilişkisi değil Maria. Bedenlerin ilişkisini sadece olumsuz biçimde düşünmek gerekmez. Bedenlerin her etkileşiminde birinin etkin diğerinin edilgin olduğunu söylemek mümkün değil. Senin bedeninin benim bedenimin üzerindeki etkisi benim bedenimi etkin kıldığı gibi beni daha da özgürleştiriyor. Seni ve beni özgürleştiren şey, yani ikimizin de etkinlik gücünü artıran şey aramızdaki ilişki tarzı. Ve bu etkileşim etrafımızdaki her şeyi ve herkesi de etkiliyor. Biz birbirimizin özgürlüğünü büyütüyor, geliştiriyoruz. İşte aşkın ilk koşulu."
Sayfa 57 - minotor kitap, 2024
Neden ikisi de sonsuz olmasın? Neden düşünce sonsuz, bölünemez ve yüce bir şeymiş gibi düşünülürken madde ya da beden sonlu, bölünebilir ve bölündüğü için hakir görülecek bir şey gibi düşünülsün? Ah şu bedenden nefret eden kadim felsefe! Düşümce ve uzam, beden ve ruh, birey ve toplum... Belki de tüm bu bölünmeleri biz sadece düşüncemizde yaratıyoruzdur. Tıpkı düşünce gibi maddi bir şeyin de gerçeklikte sonsuza dek bölünebileceğini söylemek imkansız görünüyor. Oysa biz soyutlayarak ya da hayalgücümüzle maddi şeylerin sonsuza dek bölünebileceğini düşünürüz hep. Gerçekte böyle bir bölünme yok. Diogenes'in jestini hatırla: Kalk ve yürü. Kaplumbağa ardından bakacaktır."
Sayfa 22 - minotor kitap, 2024