Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Kitaba şu soru ile başlamak istiyorum:
-"Kadınlar erkeklerin yazdığı bir kurmacadan mı ibaret?" Mesela Emily Brönte, yazmak için takma bir erkek ad kullanmak zorundaydı. Kadınlar aşk mektupları yazabilir ama edebiyat ya da yazarlık yapamaz mı, bu nasıl bir çelişki? Bir kadını neden erkeklerin yazdığı şekilde tanımaya mahkum edildik?
Kitap boyunca feministliği odanın içinde haykırmak istedim. O oda sadece fiziksel bir alan değildi, aynı zamanda tarih boyunca susturulmuş tüm kadınların sesleriydi...yazma eylemi o odada sadece kelimeler üretmek değil, aynı zamanda var olmak demekti. Kendini görünür kılmak, “ben de buradayım” diyebilmekti.
...kadınların durumunda aldırmazlık değil düşmanlıktı. Dünya erkeğe dediği gibi kadına da istersen yaz, beni hiç ilgilendirmiyor demiyordu. Dünya kaba bir kahkahayla, yazmak mı diyordu. Yazmak senin neyine?...