İşte Hazret-i Ömer, dünyada adaletin timsali olan bu mübarek zat, hem demiş ve hem de dediklerini öylece yapmıştır. Herkes adaletten ve demokrasiden bahseder. Fakat Hazret-i Ömer gibi dediklerini aynen tatbik eden hani? Ömer hak bildiği ve hak olduğunu söylediği şeyleri bizzat kendisi de yapmıştır. Laf kolaydır, fakat iş güçtür. Dediklerini tatbik eden azdır. Dava adamı, iş adamı olabilmek, halka kendisi örnek olmak, işte büyüklük budur. Halkın başına geçtikten sonra, kendisinin halktan bir fert olduğunu unutmadan yaşayabilmek. İşte Hazret-i Ömer’in cihanı hayran eden azameti buradadır. Halk arpa ekmeği yerken onun boğazından beyaz ekmek geçmez. Halk yamalı elbise giyerken o cicili bicili elbiseler içinde rahat edemez. Halka taze et dağıtırken evinde ekmeğini zeytinyağına banarak yer. Kayser’in elçileri Onu, kırda bir taşı başına yastık yapmış uyurken bulur. Halk adamı işte böyle olur.