Büyük iskender Makedonya kraliydi. Aristoteles de aslen Makedonyaliydi, hattâ bir ara genç iskender'e ögretmenlik yapmişti. iskender en son ve tayin edici zaferi Perslere karşı kazandı. Ve asil önemlisi, yaptigi birçok savaşa Misir'i ve Hindistan'a kadar bütün Ortadogu'yu Yunan uygarligiyla birlestirmis oldu.
Simdi insanlik tarihinde yepyeni bir dönem başlıyor. Yunan kültürü ve Yunan dilinin egemen oldugu uluslararasi bir topluluk çıktı ortaya. Yaklasik üç yüz yil süren bu dönem çogu zaman Helenizm adiyla anilir. Helenizm deyince, üç büyük Helenistik krallikta, yani Makedonya, Suriye ve Misir'da hüküm süren, Yunan agirlikli bir kültürü kastediyoruz.
“İnsanlarla ilişkilerimizde de "altın orta"yı tutmaktan söz eder Aristoteles: ne korkak ne çılgınca atılgan, sadece cesur olacağız. (Cesaretin azı korkaklık, çoğu çılgınlıktır.) Ne cimri ne savurgan, sadece bonkör olacağız. (Aşırı bonkörlük savurganlık, az bonkörlük cimriliktir.)
Yemek konusunda da aynı şey geçerlidir. Az yemek gibi çok yemek de sakıncalıdır. Platoncu ve Aristotelesçi ahlak, Yunan tıp bilimini hatırlatır: yalnızca dengeli ve ölçülü olarak mutlu ya da "uyumlu" insan olunur.”
“Aristoteles üç tür mutluluk olduğunu söyler: İlk tür mutluluk, haz ve keyif hayatı. İkincisi, özgür ve sorumlu bir yurttaş olarak var olunan hayattır. Üçüncü tür mutluluk ise araştırmacı ve filozof olunan hayattır.”