Hamza karci

Hamza karci
@Hamza010233
Allah için alçalanı Allah'u teala yükseltir....
Mekatronik
Süleyman demirel üniversitesi
Tarsus
Tarsus
29 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Öyle çok özlüyorum ki seni, Kalbim dar geliyor göğsüme. Sanki zincirlerinden kurtulup Hakikate koşacak bir kuş gibi. Her çarpıntı bir zikre benziyor, Her nefesin adı seninle dolu. Zor tutuyorum kendimi, Zor saklıyorum içimdeki fırtınayı. Gözlerim seni ararken, Aslında seni Yaradan’a varıyor. Sen, bir ışık gibi önümde, Bütün yollar O’na çıkıyor. Öyle çok özlüyorum ki seni, Sanki kalbim bana değil, Sonsuzluğun sahibine aitmiş de Sen onun vesilesiymişsin gibi🥀🥀🥀
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ey yar, Sözüm şiirlerin mükemmelidir, bilsen sana söylenen her dize bir Yusuf Hayaloğlu gözyaşıdır; kör karanlığa atılmış, ama yine de sana varandır. Senden başkasını seven delidir, derim, çünkü yüreğimdeki dar ağacını kimse bilmez senden başka. Sen ki “Üşür Ölüm Bile” dizelerinden düşen bir damla gözyaşısın. Yüzün çiçeklerin en güzelidir, ama açmaz kimsesiz sokaklarda, her bahar yasaklı, her umut zincirli. Selda’nın türküsünde “Dağlar Dağlar” diye yanarken benim dilimden yalnızca sen dökülürsün. Gözlerin, bilinmez bir diyar gibi… Ne zaman baksam “Bahtiyar”ın sitemiyle yanarım, Kıvırcık Ali’nin içli ağıdı gibi bir yanım vurulur, bir yanım ağlar. Ve yine dönüp sana derim ki: Sözüm şiirlerin mükemmelidir, seninle başlar her hece, seninle biter. Bir gün gelir Ahmet’in sazı susar,
Şiir
Dünya bensizde dünyaydı, Darılmadım, Benimle kurulmadı bu düzen, Benimle dönmedi felek. Güneş benden önce de doğuyordu, Ay benden sonra da secde ediyordu. Ben ise bir yolcuydum, Bir damla, kendini deniz sanan, Bir gölge, ışığın yanında varlık arayan. Darılmadım, Çünkü anladım ki; Toprak bensiz de yeşerir, Gökyüzü bensiz de çağlar. Benim payıma düşen, Kopmuş bir tesbih tanesi, Bir derviş nefesinde kaybolan hece, Bir kandil ışığında yanıp sönen pervane. Dünya bensiz de dünyaydı, Darılmadım…
Şiir
Benim mutluluktan alacağım var, Ne dünya verdi, ne fani gölgeler… Her gülüş yarım kaldı, Her bahar küle döndü içimde. Borçlusun bana ey hayat, Senin terazinde adalet yok; Ama ben bilirim, Rabbimin terazisi şaşmaz. Benim mutluluktan alacağım var, Almadığım nefeslerin hesabı, Düşlediğim sabahların bedeli, Secdeye dökülmeyen gözyaşlarımın diyeti. O yüzden unutma: Sana değil, sahibine arz ederim davamı. Kapatmazsam ben bu defteri, Kapatır Kudret Eli! Ve bil ki; Eğer mutluluk sensensen… Senden alacağım var!🥀🥀🥀
Şiir
Gazze… Bir Ashab-ı Kehf gibi mağaraya sığınmış çocukların şehridir, gözleri uykusuz, kalpleri ayakta, ama biz mağaranın dışında bekleyenler onların sabrından bile habersiziz. Bir Firavun zulmü var orada, Nil’e bırakılan Musa misali çocuklar denize, ateşe bırakılıyor. Ama biz, Musa’nın asasını değil, sarayların perdelerini seyrediyoruz. Ashab-ı Fil kıssası yeniden yazılıyor: Fil orduları göklerden taş bekler, biz de göğe bakıyoruz hâlâ. Oysa ebabiller gelse, önce bizleri taşlardı, çünkü göz göre göre kanı akıtılan kardeşlerimizi yalnız bıraktık. Kur’an’ın dediği gibi: “Bir kavim kendini değiştirmedikçe, Allah onların hâlini değiştirmez.” Ama biz değişmeyi değil, bir mucize beklemeyi seçtik. Gazze’nin sokaklarında yankılanan çığlık aslında bize inen bir ayet gibidir, ama biz Mushaf’ı öpüp rafa kaldırır gibi o çığlığı da kaldırıyoruz kulaklarımızdan.
Filistin