Sanmıştım ki suç bende,
Seni severken perde indi gönül mihrabına,
Rızanı, Rahmân’ın rızasından üstün tuttum,
Meğer sende de varmış aynı imtihan,
Demek ki bu ayrılık, Mîzan terazisinde tartıldı.
Ya Rabbi…
Beni kimseye Senden çok sevdirtme,
Ve bana da kimseyi Senden çok sevmeyi nasip etme.
Kalbimin kıblesi hep Sana dönük kalsın,
Gönlüm, Sırât-ı Müstakîm’den ayrılmasın.
Sen ki, “O’nun ölçüsünde ne eksiklik vardır, ne fazlalık” diye buyurdun,
Biliyorum, aşk da ölçüsüz olursa imtihan olur.
Ölçülü sev derdin,
“Kim benden çok severse, onu senden alırım” diye,
Kimse için “Onsuz yaşayamam” deme,
Çünkü Sen, onsuz da yaşatırsın,
Tıpkı Nuh’u tufanda, Yunus’u karanlıkta yaşattığın gibi.
Artık bilirim,
Her gönül önce Sana adanmalı,
Her sevda, Senin kandiline yağ olmalı,
Yoksa aşk, vuslat değil;
İmtihanın adı olur.
Ve öğrendim ki,
Senin nurunla yanmayan her sevgi,
Bir gün söner,
Senin zikrinle beslenmeyen her gönül,