Hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neden yoğrulmuşsa, ikimizinki de aynı.
Zaten hangi yalnızlık gece karanlığında, enginliğin sessizliğinde ve Tanrı'nın bakışları altında denizde tek başına yol alan bir gemininki kadar dokunaklı ve şiirsel olabilirdi?
Biraz gerilere git istersen... Kendini Nâzım'ın kızıl saçlı Piraye'siyle özdeşleştirdiğin günlere.
Hiç hayıflanma, o şiirsellikten uzak düştün diye. Gözlerini aç ve o günlerde göremediğin gerçeği gör artık...
Nâzım da o sevda yüklü dizelerini eliyle bir kenara itip, daha sıcak bulduğu kollara koşmamış mıydı? Yere göğe sığdıramadığı Piraye'sini başka kadınlarla aldatmamış mıydı?
Haşim'in yaptığı onunkinden çok mu farklı?
Kumalığı paylaşan diğerleri gibi, sen de bir kadınsın!
Nâzım'ın da Haşim'den farklı bir erkek olmadığı gibi.
Kendince tanrılaştırdığın, tapınmaktan gurur duyduğun putların, gerçekte basit birer taş parçası olduğunu ne zaman kavrayacaksın?
Ama, gönlün hâlâ gerilerde bir noktaya takılı kaldıysa eğer, sevinebileceğin bir gerçeklik duruyor orada.
İşte şimdi, Nâzım'ın kızıl saçlı Piraye'siyle tam olarak özdeşleştin.
Kutlu olsun.