Sonraları uzun süre, en neşeli olduğu anlarda bile iç acıtıcı bir şekilde "Rahat bırakın, ne diye üzüyorsunuz beni?" diyen kel, kısa boylu memur gözünün önüne gelmiş ve içine işleyen "Ben de sizin kardeşinizim, " sözlerini duymuştu. Zavallı genç adam yaşamı boyunca birçok kez, insanın içindeki insan dışılığı ve eğitimli aydın kişilerin, ve Tanrım, hatta toplumun dürüst, namuslu ve soylu saydığı kişilerin içindeki o gizli kudurmuş kabalığı görerek için için titremiş, her seferinde eliyle yüzünü kapatmıştı.