Yüzündeki kocaman gülümsemeyle bana bakıp durdu. Yemeklerin hepsi sebze yemeğiydi. Jiazhen her birini farklı şekilde yapmıştı, ama her tabağın dibinde irili ufaklı et parçalarına rastlıyordum. Önce dikkatimi çekmedi, ama tabağı yerken, yine dibinde et parçaları olduğunu gördüm. Önce afalladım, ama sonra kahkahayla gülmeye başladım. Jiazhen’in ne yapmak istediğini anlamıştım. Bana bir şey anlatmak istiyordu: Dışardan farklı görünseler de, ilişki ilerledikçe kadınların hepsi aynıdır. “Mesajın alınmıştır,” dedim ona.
Gelecek nesillere iyi şeyler bırakmak gerekiyordu. Annem bu sözü duyunca bi kahkaha attı ve gizlice bana dedi ki: “Babanda gençken dedene böyle söylermiş.”Kendi kendime babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapmadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki.
Üstümde bu kadar hakkı olan adamı nasıl üzeyim ben? Kayınpeder biz olmasak kimsesiz. Sevgi zaten kimsesiz. Esra ve kızı da kimsesiz.
Benim kimsem kim peki?