Sonra tenini tutuklandım avuçlarımla
Mühürledim dudaklarını ateş kızıllığında
Kattimda onu yasak şarkılarıma, kitaplarıma
Ben Feride' yi şiir saydım biraz da...
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
Iyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni gorebilesin
Fedakarliğimi anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşiyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
Burnumun tepesinden öpmüşsün, ne olur dudaklarını biraz daha aşağıya kaydırsaydın, yanaklarımdan öpmüşsün, ne olur biraz daha ortalasaydın. Benim dudaklarım olduğunu, incecik, obur dudaklar ve üstleri sarı bıyıklı, unutuyor musun?